Bebek İsimleri

Hepsi | A B C D E F G H I J K L M N O P R S T U V Y Z
303 sonuç bulundu.
İ
İba
1. Çiy, nem.2. İncelik, nezaket.
İbad
bk. İbat
İbadet
Allah’ın buyruklarını yerine getirme, tapınma.
İbadullah
Allah'ın kulları, insanlar.
İbat
1. Kullar, insanlar. 2. İbadet edenler.
İbik
1. Köşe, kenar, uç. 2. Tavuk, kuş vb. hayvanların gagası.
İbili
İnce, narin, nazik
İbiş
bk. İbrahim
İbo
bk. İbrahim
İbrahim
İnananların, halkların babası.
İçaçan
İç açan, gönlü rahatlatan, beğenilen.
İçim
Hoş, güzel
İçimbike
Hoş, güzel kadın.
İclâl
1. Büyüklük, ululuk. 2. Saygı gösterme, ağırlama, ikram.
İçli
Kolay duygulanan, duygulu, hassas.
İçöz
İçi özlü, değerli.
İçten
Yürekten, candan, samimi.
İdi
1. Güç, kuvvet.2. Sahip.
İdikurt
Güçlü kimse.
İdikut
Kutlu, saadetli, yüksek rütbeli.
İdil
1. Volga Nehri'ne Türklerin verdiği isim. 2. Aşkla ilgili olup köy ve kır yaşayışını anlatan kısa şiir veya yazı. 3. Yun. İçten ve saf aşk.
I
Idık
Kutsal, mübarek.
Idıkut
1. Eski Türklerde bir san. 2. Devlet yönetme gücü.
İ
İdris
1. Meyvesi hoş kokulu, kerestesi güzel bir kiraz türü. 2. Kur’an-ı Kerim’de adı geçen, ilk kez giysi dikip giydiği için terzilerin, ilk kez kalem kullandığı için yazarların piri sayılan İdris Peygamberin adı.
İfakat
Hastalıktan kalkma, iyileşme, kurtulma, onma.
İffet
1. Temizlik. 2. Namus.
İğdemir
Marangozlukta ağaç delmek için kullanılan çelik araç.
İhlâs
1. Temiz, doğru sevgi. 2. Gönülden gelen dostluk, içtenlik, bağlılık.
İhsan
1. İyilik etme, iyilik. 2. Bağış, bağışlama. 3. Bağışlanan şey.
İhvan
1. Sadık, candan dostlar. 2. Bir tarikata mensup kişiler.
İhya
(ihya:)
İkbal
1. Baht açıklığı. 2. Arzu, istek.
İkiz
Bir çift, iki tane.
İklil
Çiçekten taç.
İklim
1. Bir ülke veya bölgenin ortalama hava koşullarıyla beliren durumu. 2. Ülke, diyar. 3. Çevre, ortam.
İkram
1. Saygı gösterme. 2. Ağırlama. 3. Bir şeyi armağan olarak verme.
İkrami
1. İkram ile ilgili, saygı ve ağırlamayla ilgili. 2. İkramı seven.
İl
Yurt, ülke, devlet, halk.
İlal
Ülke al, fethet anlamında kullanılan bir ad.
İlalan
Ülke alan, ülke fetheden.
İlaldı
bk. İlalan
İlalmış
bk. İlalan
İlarslan
Ülkenin en güçlü insanı.
İlay
Ülkenin en güzeli.
İlayda
Su perisi.
İlaydın
Ülkenini aydın ve mutlu kimsesi.
İlbars
Ülkenini en güçlü kimsesi.
İlbaş
Bir ülkenin başı, hükümdar.
İlbasan
Bir ülke üzerine yürüyen, o ülkeyi fetheden.
İlbasmış
bk. İlbasan
İlbastı
bk. İlbasan
İlbay
Vali.
İlbeg
bk. İlbey
İlbek
bk. İlbey
İlbey
Memleketin, ülkenin hükümdarı.
İlbeyi
bk. İlbey
İlbike
Ülkenin hanımefendisi.
İlbilge
Ülkenin en bilge kişisi.
İlboğa
Ülkenini en güçlü kimsesi.
İlbozan
Ülkenin altını üstüne getiren kimse.
İlbozdu
Ülkenin altını üstüne getirdi anlamında kullanılan bir ad.
İlbudun
Memleket halkı.
İlcan
Memleketin sevimlisi.
İlçi
bk. Elçi
İldem
Yaptığı işin kötü sonuç vermesinden üzülen, pişmanlık duyan kimse.
İldemer
Yaptığı işin kötü sonuç vermesinden üzülen, pişmanlık duyan kimse.
İldemir
Ülkenin güçlü kimsesi.
İlden
Yaptığı işin kötü sonuç vermesinden üzülen, pişmanlık duyan.
İldeniz
Ülkenin denizi.
İldeş
Aynı ülkeden olanların her biri.
I
Ildır
1. Parıltı, parlayış. 2. Alacakaranlık. 3. Ege denizi kıyısında Karaburun Yarımadasının batısında arkeolojik nitelikte bir köy.
Ildız
1. Yıldız. 2. Gündönümünden 10 gün önceki zaman.
İ
İlergin
Ülkenini olgun kimsesi.
İleri
1. Benzerlerini geride bırakmış. 2. Henüz gelmemiş zaman, gelecek.
İlerigün
Önceki gün
I
Ilgar
1. Çok çabuk, hızlı. 2. Hücum, akın. 3. Verilen söz. 4. Havanın parlak, açık olması. 5. Öfke.
Ilgarlı
1. Çabuk davranan, hızlı. 2. Sözünde duran. 3. Öfkeli.
Ilgaz
1. Atın dört nala koşması. 2. Hücum, akın.
Ilgazcan
Akıncı, savaşçı kimse.
Ilgazer
Akıncı, savaşçı kimse.
İ
İlgazi
Gazi olan.
İlgi
İki şey arasındaki herhangi bir bağlılık, ilişki.
İlgin
bk. Elgin
İlginay
Garip, yabancı, gurbette yaşayan güzel kimse.
İlginç
İlgi uyandıran, ilgi ve dikkat çeken.
I
Ilgı
1. Soy sop. 2. Sürü. 3. Çoban. 4. Hısım, akraba.
Ilgım
1. Serap, belli belirsiz görünme. 2. Gök erimi, ufuk.
Ilgın
1. Akdeniz Bölgesinde yetişen bir ağaç veya ağaççık.2. Hafif esen rüzgâr. 3. Kavurucu sıcak. 4. Belli belirsiz, hafif. 5. Serap. 6. Hayal. 7. İnce.
İ
İlgü
Engel.
İlgül
Memleketin güzeli.
İlgün
Halk, ulus, ahali.
İlham
1. İçe, gönle doğma, esin. 2. İçe, gönle doğan şey. 3. Allah’ın Peygamberlerin yüreğine doğdurduğu Tanrısal âleme özgü duygu ve düşünceler.
İlhami
İçe, gönle doğan duygularla, düşüncelerle, esinle ilgili.
İlhan
1. Hükümdar, imparator. 2. Eskiden Moğol İmparatorlarına verilen san.
İlig
Eski Türklerde hükümdar.
İlim
1. Bilme, biliş, bir şeyin doğrusunu bilme. 2. Bilim.
İlimdar
Bilim sahibi, bilgili kimse.
I
Ilıcak
1. Sıcak su kaynayan yer. 2. Ilıkça. 3. Yoğurt yapmak için yeni mayalanmış süt.
Ilıcan
Sıcakkanlı kimse.
İ
İlkan
Öncelikle an, hatırla anlamında kullanılan bir ad.
İlkay
Ayın hilal durumu, yeni ay.
İlkbahar
Yılın ılık mevsimi, bahar.
İlkbal
İlk doğan çocuklara verilen adlardandır.
İlkcan
İlk doğan çocuklara verilen adlardandır.
İlke
1. Temel düşünce, temel kanı. 2. Temel bilgi. 3. Davranış kuralı.
İlkehan
Kendine göre ilkeleri olan hükümdar.
İlker
İlk doğan erkek çocuklara verilen adlardan biri.
İlkgül
İlk doğan kız çocuklara verilen adlardan biri.
İlki
İlk doğan erkek çocuklara verilen adlardan biri.
İlkim
İlk doğan çocuklara verilen adlardan biri.
İlkin
İlk doğan çocuklara verilen adlardan biri.
İlkiz
İkiz doğan çocuklarda ikinci doğanın adı.
İlkışık
İlk doğan kız çocuklara verilen adlardan biri.
İlknaz
İlk doğan kız çocuklara verilen adlardan biri.
İlknur
İlk doğan kız çocuklara verilen adlardan biri.
İlksel
İlk doğan kız çocuklara verilen adlardan biri.
İlksen
İlk doğan kız çocuklara verilen adlardan biri.
İlksev
İlk doğan kız çocuklara verilen adlardan biri.
İlksoy
İlk doğan erkek çocuklara verilen adlardan biri.
İlkün
İlk doğan erkek çocuklara verilen adlardan biri.
İlkünsal
İlk doğan erkek çocuklara verilen adlardan biri.
İlkut
Ülkenin kutlusu, mutlusu, uğurlusu.
İlkutay
Ülkenin mutlusu olan kimse.
İlkutlu
Ülkenin kutlusu, saygın kimsesi.
İlkyaz
İlkbahar.
İlmen
Bir ülke halkından olan kimse, yurttaş.
İlmiye
Dinî bilimlerle uğraşan kimseler topluluğu.
İlpars
Ülkenin en güçlü kimsesi.
İlsavaş
Ülkenini savaşçı kimsesi.
İlsavun
Ülkeni düşmanlardan koru, savun anlamında kullanılan bir ad.
İlşen
Ülkenin mutlu ve şen insanı.
İlsev
Ülkeni sev anlamında kullanılan bir ad.
İlseven
Ülkesini seven.
İlsever
Ülkesini seven.
İlsu
Ülkenin su gibi sar ve temiz insanı.
İltan
Ülkenin beğenilen insanı.
İltaş
Ülkenin sert, güçlü insanı.
İltay
Ülkenin benzersiz insanı.
İltekin
Ülkenin tek ve eşsiz insanı.
İltemir
bk. İldemir
İltemiz
Ülkenin temiz ve dürüst insanı.
İltemür
bk. İldemir
İlter
Yurdu koruyan, gözeten, yurtsever kimse.
İlteriş
Devleti, ülkeyi derleyip toplayan, birleştiren.
İltutmuş
Ülkeyi idare altında yöneten kimse.
İltüze
Ülkeninin adaletini sağlayan kimse.
İltüzün
Ülkenin yumuşak huylu, saygın kimsesi.
İlvan
1. Gösteriş, çalım. 2. Süs.
İlyas
1. Kutsal kitaplarda adı geçen, yağmurlara hükmeden İsrail Peygamberi. 2. Mersin ağacı.
İmadettin
Dinin direği.
İmam
1. En önde bulunan, önder. 2. Namazda kendisine uyulan kimse. 3. Müslümanlıkta mezhep kuran kimse. 4. Halife olan kimse.
İmamettin
Dinin öncüsü, önderi.
İman
1. İnanma, inanç. 2. İslam dinini kabul etme.
İmat
Direk, sütun.
İmbat
Denizden esen serin rüzgâr.
İmdat
1. Tehlikede veya güç durumda olana yapılan yardım. 2. Yardım için gelen kuvvet.
İme
1. Çukur, kuytu yer. 2. Bir tür dağ keçisi veya geyik. 3. İlaç, çare, şifa, deva.
İmece
Birçok kimsenin el birliğiyle, bir kişinin veya topluluğun işini yapması.
İmer
Çok zengin, varlıklı.
İmge
Zihinde tasarlanan ve gerçekleşmesi özlenen şey, hayal.
İmre
1. Âşık, tutkun. 2. Kardeş. 3. Arkadaş.
İmren
Görülen bir şeyi veya benzerini edinme isteği.
İnak
Gerçek dost, arkadaş, sırdaş.
İnal
Kendisine inanılan, güvenilen kimse.
İnalbey
Kendisine inanılan, güvenilen bey.
İnalcık
Kendisine inanılan, güvenilen kimse.
İnalkut
Kendisine inanılan, güvenilen kutlu kimse.
İnaltekin
Kendisine inanılan, güvenilen kimse.
İnan
Bir kimse veya şeyin doğruluğunu, büyüklüğünü ve gücünü sarsılmaz bir duygu ile benimseme, iman.
İnanç
1. Bir düşünceye gönülden bağlılık. 2. Allah’a, bir dine inanma, iman. 3. Güven ve inanma duygusu.
İnançlı
İnancı olan, imanlı.
İnanır
İnanan, inançlı.
İnanöz
Özünde inanç olan, iman eden.
İnayet
(ina:yet)
İnce
Düşünce, duygu veya davranış bakımından, sevgi ve saygı uyandıran, nazik.
İncebay
Nazik, kibar kimse.
İncebey
Nazik kimse.
İncesu
Su gibi saf ve temiz olan nazik kimse.
İnci
İstiridye gibi kimi kavkılı deniz hayvanlarının içinde oluşan değerli, küçük, sert, sedef renginde süs tanesi.
İnciden
İnci gibi güzel, zarif, değerli.
İncifem
İnci gibi güzel ağızlı.
İncifer
İnci gibi parlak, güzel.
İncigül
İnci gibi güzel olan.
İncilâ
1. Parlaklık, ışık. 2. Parlama, aydınlanma. 3. Görünme, ortaya çıkma.
İncilây
bk. İncilâ
İncinur
İnci gibi parlak olan.
İncisel
İnci gibi güzel olan.
İnciser
Baş inci, en güzel inci.
İnkılâp
1. Bir durumdan başka bir duruma dönme, dönüşüm. 2. Devrim.
İnönü
Türkiye Cumhuriyetinin ikinci Cumhurbaşkanı, Kurtuluş Savaşı kahramanı, kumandan ve devlet adamı İsmet Paşanın soyadı.
İnsaf
Acımaya, vicdana veya mantığa dayanan adalet.
İpar
Yüksek dağların kar tutmayan yerlerinde yetişen bir çeşit dikenli otun sarımtırak çiçekleri.
İpek
1. Bir tür böceğin ördüğü kozadan elde edilen ve kumaş yapımında kullanılan ince parlak tel ve bundan yapılan kumaş. 2. Zarif, kibar, ince.
İpekel
Nazik, zafir, kibar kimse.
İpekten
Teni ipek gibi yumuşak olan.
I
Ira
1. Öz yapı, karakter. 2. Yüz, çehre, görünüş.
Iraz
bk. Raziye
İ
İrem
1. Cennete benzetilerek yapılan bahçe. 2. Efsanelerde, masallarda ve edebiyatta adı geçen mutluluk simgesi olan şehir veya bahçe.3. Eşi benzeri olmayan, özel ve heybetli olan.
İren
Özgür, hür.
İrfan
1. Bilme, anlama. 2. Kültür, ekin. 3. Tasavvufta evrenin sırlarını bilme gücü.
İrfani
İrfanla, bilgi ve kültürle ilgili.
İrfaniye
İrfanla, bilgi ve kültürle ilgili.
İrfat
Yardım etme, bir şey verme.
İrgün
Sabahın erken saatleri.
İris
1. Mitolojide geçen, Tanrıların elçisi ve gökkuşağının simgesi olarak bilinen kızın adı. 2. Çiçek adı. 3. Gözün bir tabakası.
I
Irıs
Mutluluk, saadet.
Irısgül
Mutluluk gülü.
Irız
Cesur, yiğit.
Irkıl
Kâhin, falcı.
Irmak
Çoğunlukla denize dökülen, genişliği ve taşıdığı su niceliği bakımından en büyük akarsu, nehir.
İ
İrşat
Doğru yolu gösterme, uyarma.
İrtek
1. Şafak vaktinde doğan. 2. Masal, efsane.
İsa
1. Allah’ın yarlıgaması, mağfireti. 2. Dört büyük Peygamberden Hristiyanlığın kurucusu, doğumu Türkiye’de ve Batı’da takvim başlangıcı sayılan peygamber.
İsabet
1. Rast gelme, yerini bulma. 2. Doğru bir fikir söyleme.
İşcan
Çalışkan, becerikli, iş bilen.
İsen
Esen, esenlikte olan.
İsenbike
Esenlikte olan kadın.
İsenkutluğ
Esenlikte ve uğurlu olan.
İsfendiyar
İran Mitolojisinde adı geçen hükümdarın adı.
İşgüden
İş yapan, çalışan.
İşgüder
İş yapan, çalışan.
İshak
1. Gülen. 2. Kutsal kitaplarda adı geçen İbrani peygamberi.
I
Işık
1. Aydınlık, ziya. 2. Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, yüzde ve gözlerde beliren parıltı. 3. Yol gösteren, aydınlatan, önderlik eden kimse.
Işıkal
Aydınlan anlamında kullanılan bir ad.
Işıkalp
Aydın, ileri görüşlü yiğit.
Işıkay
Ay ışığı.
Işıker
Aydın, ileri görüşlü kimse.
Işıkhan
Aydın, ileri görüşlü hükümdar.
Işıkkan
Aydın, ileri görüşlü bir soydan gelen kimse.
Işıklı
Işığı olan, aydınlık.
Işıktaş
Aydın, ileri görüşlü kimse.
Işıl
Işıldayan, parlayan.
Işılak
1. Parlak. 2. Göz. 3. Temiz. 4. Geniş yapraklarının bir yüzü parlak olan bir tür ot.
Işılar
1. Parlayan, ışıldayan. 2. Neşeli, canlı, şen.
Işılay
Parlayan, ışıldayan ay, ay ışığı.
Işıldar
Parlak, göz alıcı, ışıldayan.
Işıltan
Sabahın ilk aydınlığı.
Işıltı
Parlaklık, aydınlık.
Işım
1. Bir ışık kaynağından çıkarak her yöne yayılıp giden ışık demeti. 2. Simşek.
Işıman
Parlak, aydınlık yüzlü kimse.
Işın
Bir ışık kaynağından çıkarak her yöne yayılıp giden ışık demeti.
Işınay
Ay gibi parlak yüzlü kimse.
Işınbay
Ay gibi parlak yüzlü kimse.
Işınbike
Yüzü ay gibi parlak kadın.
Işıner
Yüzü ay gibi parlak kimse.
Işınhan
Yüzü ay gibi parlak hükümdar.
Işınkan
Yüzü ay gibi parlak bir soydan gelen kimse.
Işınsal
Etrafı aydınlat, ışık saç anlamında kullanılan bir ad.
Işınsu
Su gibi parlak ve saf olan.
Işıt
Aydınlat, ışık saç, parlaklık ver anlamında kullanılan bir ad.
Işıtan
Aydınlatan, ışık saçan.
İ
İskender
1. Padişah.2. M.Ö. 356-323 arasında yaşayan, Yunanistan, İran, Anadolu, Suriye ve Hindistan’ı ele geçirmiş olan büyük kumandan.
İskit
1. Milattan önce Orta Asya’dan Güney Rusya’ya göç ederek burada imparatorluk kuran kavim. 2. Koşuda dördüncü gelen at.
I
Işkın
Filiz, sürgün.
İ
İşkur
Bir iş edin anlamında kullanılan bir ad.
İslâm
1. Hz. Muhammed´in yaydığı din, Müslümanlık. 2. Müslüman dininden olan kimse, Müslüman.
İslim
1. Çin işine benzer şekilde yapılmış bir tür süs, bezek. 2. Buhar.
İslimî
1. Çin işine benzer şekilde yapılmış bir tür süs, bezek. 2. Buharlı.
İsmail
1. Tanrı'yı işiten.2. Kutsal kitaplarda adı geçen, İbrahim Peygamberin oğlu olan İbrani peygamberi.
İşman
bk. İşmen
İşmen
İş yapmayı seven, çalışkan kimse.
İsmet
1. Masumluk, günahsızlık, temizlik. 2. Haramdan çekinme, namus.
İsmican
Adı da kendi gibi sevimli olan.
İsmigül
Adı da kendi gibi güzel olan.
İsmihan
Adı hükümdar adı gibi olan.
İsminaz
Adı gibi kendi de nazlı olan.
İsminur
Adı da kendi gibi güzel olan.
I
Ismık
Sessiz, utangaç, az konuşan kimse.
İ
İsrafil
İslam inanışında dört melekten, kıyamet kopacağını üfleyeceği boru ile bildirecek olan melek.
İşseven
İş yapmayı seven kimse.
İşsever
İş yapmayı seven kimse.
İstemihan
Göktürk Devletinin kurucusu Bumin Kağan'ın kardeşi olan Türk hakanı.
İstikbal
1. Gelecek zaman, gelecek.2. Karşılama.
İstiklâl
Bağımsızlık, özgürlük.
İsvan
Sacda pişen ekmeği çevirmeye yarayan araç.
İşvekâr
İşveli, nazlı, edalı.
İtibar
1. Saygı gösterme, önem verme. 2. Onur, şeref.
I
Itır
1. Güzel koku. 2. Itır çiçeği.
Itri
Kokulu güzel koku ile ilgili.
İ
İvecen
Aceleci, canı tez.
İvegen
Aceleci, canı tez.
İyem
Güzellik.
İyicil
İyilik etmeyi seven, iyiliksever.
İyidoğan
Doğumu uğur getiren.
İyigün
İyi günde doğan.
İyimser
1. Her olayı umutla karşılayan ve her şeyin sonunu iyi gören. 2. İyiliksever kimse.
İyiol
İyi ol, iyi davran anlamında kullanılan bir ad.
İyisan
İyi adla anılan, iyi tanınan kimse.
İyisoy
Temiz ve iyi tanınmış soydan gelen kimse.
İyiyürek
Başkaları için hep iyilik düşünen, iyiliksever kimse.
İzboğa
Güçlü, kuvvetli bir iz bırakan kimse.
İzbörü
Kurt izi.
İzbudak
Soyu iyi bir iz bırakmış olan kimse.
İzbudun
Tarihe geçen millet.
İzbul
Soyunu, sopunu araştır anlamında kullanılan bir ad.
İzel
İz bırakan bir ele sahip olan kimse.
İzem
Büyüklük, ululuk.
İzgi
bk. İzgü
İzgü
1. İyi, güzel.2. Akıllı, adaletli.
İzgül
Gül gibi güzel etki yapan.
İzgün
Güneş gibi parlak bir iz bırakan.
İzzet
1. Değer, kıymet. 2. Yücelik, ululuk. 3. Güç, kuvvet. 4. Saygı, ikram.
İzzettin
Dinin değeri, gücü ve ululuğu.