Bebek İsimleri

Hepsi | A B C D E F G H I J K L M N O P R S T U V Y Z
427 sonuç bulundu.
Ç
Çaba
Herhangi bir işi yapmak için harcanan güç, zorlu, sürekli çalışma.
Çabar
bk. Çapar
C
Cabbar
1. Zorlayan, cebreden. 2. Kuvvet ve kudret sahibi (Allah.) 3. Gökyüzünün güneyinde bulunan bir yıldız kümesi.
Cabir
Zorlayan, cebreden.
Ç
Çadır
1. Çadır.2. Kadınların baş örtüsü.
C
Cafer
1. Küçük akarsu. 2. Caferî mezhebinin kurucusu. 3. Hz. Ali'nin Mute Savaşı´nda ölen kardeşinin adı.
Ç
Çağ
1. Dönem, mevsim, zaman. 2. Yaş. 3. Yüzyıl, asır. 4. Çağlayan.
Çağa
1. Bebek, çocuk. 2. Küçük kuş yavrusu.
Çağaçan
Yeni bir dönem başlatan kimse.
Çağaçar
bk. Çağaçan
Çağakan
Çağ değiştiren kimse.
Çağan
1. Bayram. 2. Kalın ve kuvvetli deve kösteği. 3. Doğan kuşu.
Çağanak
Körfez, liman.
Çağatay
1. Yavru at, tay.2. Cengiz Hanın oğlu.
Çağay
Çağın parlak ve aydın bireyi.
Çağbay
Çağın zengini olan kimse.
Çağdaş
1. Aynı çağda yaşayan. 2. Bulunulan çağın koşullarına uygun olan. 3. Yaşıt.
Çağıl
1. Çağla ilgili. 2. Çakıl. 3. Çağla.
Çağıltı
Suyun akarken, taşlara, kayalara çarparak çıkardığı ses.
Çağın
Yıldırım, şimşek.
Çağır
1. Şıra. 2. Çakır. 3. Dar yol, küçük yol.
Çağkan
Canlı, dinamik, çalışkan kimse.
Çağla
1. Badem, kayısı, erik gibi çekirdekli yemişlerin ham durumu. 2. "Coşkulu ol" anlamında kullanılan bir ad.
Çağlak
1. Şelale, çağlayan. 2. Yırtıcı kuş, çaylak.
Çağlam
Çağlayan.
Çağlan
Bir ırmağın denize kavuştuğu yer.
Çağlar
1. Çağlayan. 2. Coşkulu, canlı kimse.
Çağlasın
Coşsun, çağlasın anlamında kullanılan bir ad.
Çağlayan
Küçük bir akarsuyun çok yüksek olmayan bir yerden dökülüp aktığı yer.
Çağlayangil
Çağlayan ailesine mensup olan kimse.
Çağlayantürk
Çağlayan Türk.
Çağlı
1. Kuvvetli. 2. Namuslu.
Çağman
Çağın insanı.
Çağnur
Çağın ışık saçan bireyi.
Çağrı
1. Birini çağırma, davet. 2. Doğan, çakır kuşu. 3. Rütbe, unvan, san.
Çağrıbey
1. Çağıran bey.2. Selçuklu Devleti´nin kurucularından Horasan Meliki.
Çağrınur
Aydınlığa, ışığa davet eden kimse.
Çağveren
Yeni bir çağ açan kimse.
C
Cahide
Çok çalışan, çaba gösteren kimse.
Cahit
Çok çalışan, çaba gösteren kimse.
Caize
1. Armağan, hediye. 2. Yol yiyeceği, azık. 3. Eski şairlere yazdıkları methiyeler için verilen bahşiş.
Ç
Çakan
Parıldayan, ışık veren.
Çakar
1. Kıvılcım. 2. Şimşek. 3. Yaman, görmüş geçirmiş kimse.
Çakıl
Küçük veya orta boyda taş parçası.
Çakım
1. Şimşek, kıvılcım 2. Yığın.
Çakın
1. Şimşek, kıvılcım. 2. Mavi gözlü.
Çakır
1. Mavimsi, mavi benekli, gri göz rengi. 2. Bir doğan cinsi. 3. Gönül, iç, can.
Çakırbey
Yiğit, cesur, gözü pek bey.
Çakırca
Çakıra benzeyen.
Çakırer
Cesur, yiğit kimse.
Çakmak
1. Taşa vurulup kıvılcım çıkaran çelik parçası. 2. Tutuşturma aygıtı.
Çakman
Amacına erişen, ulaşan kimse
Çakmur
1. Yarı uykulu bakış. 2. Sert taş 3. Pinti.
Çalapkulu
Tanrı kulu.
Çalapöver
Tanrı över.
Çalapverdi
Tanrı verdi.
Çalgan
Yatağı taşlık olan ve gürültüyle akan su.
C
Calibe
Kendine çeken, celbeden, çekici.
Ç
Çalıkbey
Sağlığı yerinde olmayan bey.
Çalıkuşu
Serçegillerden, başı koyu kırmızı, çalılık yerleri seven, ötücü bir kuş.
Çalım
1. Gösterişli tavır, kurulma. 2. Kılıcın keskin tarafı. 3. İlgi. 4. Vuruş.
Çalın
1. Ateş çakmağı. 2. Çiy, kırağı.
Çalış
1. Çelme, güreş. 2. Çarpışma, cenk, savaş.
Çalışkan
Çok çalışan, çalışmayı seven.
Çalkan
Su birikintisi.
Çalkara
Doğan türünden bir kuş.
Çalkın
Alev.
C
Calp
Güçlü, kuvvetli, gayretli.
Ç
Çaltı
1. Diken, çalı. 2. Küçük ve dikenli orman. 3. Akasya. 4. Engel. 5. Kuytu yer. 6. Hızlı, çevik.
Çam
İğne yapraklı, kozalaklı, reçineli ağaç.
Çamak
Kendini beğenen.
Çambel
Güçlü, kuvvetli kimse.
Çamer
Güçlü, kuvvetli kimse.
Çamok
Güçlü, kuvvetli kimse.
C
Can
1. Ruh. 2. Güç, dirilik, 3. İnsanın kendi varlığı, özü, 4. Gönül. 5. Çok içten, sevimli, şirin kimse.
Cana
Ey can, ey sevgili! anlamında kullanılan bir ad.
Canal
Gönül al, kendini sevdir, sevilen biri ol anlamında kullanılan bir ad.
Canalp
Özünde yiğitlik, güçlülük olan kimse.
Canaltay
Özü, ruhu yüce olan kimse.
Canan
(ca:nan)
Canane
Sevgili, gönül verilen, âşık olunan.
Canaş
Sevgili, dost, arkadaş.
Canat
Şiddetle iste anlamında kullanılan bir ad.
Canay
Şirin, tatlı kimse.
Canaydın
Özü temiz, aydınlık ruhlu kimse.
Canbay
Özü zengin, gönlü tok olan kimse.
Canbek
Özü pek, güçlü kişilikli kimse.
Canberk
Güçlü, sağlam kişilikli kimse.
Canbey
Şirin, tatlı bey.
Canbolat
bk. Canpolat
Canbulat
bk. Canpolat
Canda
İçte, özde, yürekte olan kimse.
Candan
İçten, yürekten, samimi.
Candaner
İçten, samimi, dost kimse.
Candar
1. Canlı, diri. 2. Koruyucu, muhafız.
Ç
Çandarlı
Osmanlı İmparatorluğu zamanında sadrazamlar ve kazaskerler yetiştirmiş büyük bir ailenin adı.
C
Candaş
Dost, arkadaş, yoldaş.
Candeğer
Uğrunda can verilecek kadar güzel, değerli, sevilen.
Candemir
Özü güçlü, demir gibi sağlam ve kişilikli kimse.
Candoğan
Yaradılıştan samimi, dost olan kimse.
Canel
İçten, candan uzatılan el, dostluk eli.
Caner
Çok içten, sevilen, sevimli kimse.
Canfeda
Canını veren, özverili kimse.
Canfer
1. Aydın, bilgili kimse. 2. Güçlü, saygın kimse.
Canfes
Üzerinde desen bulunmayan, ince dokunmuş, parlak, tok, ipekli kumaş.
Canfeza
Can artıran, gönle ferahlık veren.
Canfidan
Özü fidan gibi düzgün olan kimse.
Canfide
Özü çiçek fidesi gibi temiz ve güzel olan kimse.
Ç
Çanga
Soylu.
Çangal
1. Dallı budaklı, eğri ağaç. 2. Çok zayıf. 3. Dere dibi.
C
Cangiray
Dürüst, samimi hükümdar.
Cangül
Özü gül gibi sar ve temiz olan kimse.
Cangün
Mutlu, sevimli gün.
Cangür
Canlı, neşeli kimse.
Canhanım
Sevimli, cana yakın kadın.
Canik
1. Atik, çevik. 2. Gözü açık ve becerikli.
Canip
Yan, taraf, cihet, yön.
Canipek
Özü ipek gibi tertemiz olan kimse.
Canıpek
Acıya, sıkıntıya karşı dayanıklı olan kimse.
Cankan
Özü hareketli olan kimse.
Ç
Çankara
Çan ve kara.
C
Cankat
Yaşama gücü ver, neşe ve mutluluk saç anlamında kullanılan bir ad.
Cankaya
Özü sağlam olan kimse.
Cankılıç
Özü klıç gibi keskin olan kimse.
Cankız
Sevilen, sevimli, şirin kız.
Cankoç
Sevimli, cana yakın kimse.
Cankorur
Canı koruyan kimse.
Cankurt
Özü kurt gibi olan kimse.
Cankut
Kişinin mutluluğu, talihi, şansı, uğuru.
Cannur
Nurlu olan kimse.
Canol
Candan dost ol, gerçek dost ol anlamında kullanılan bir ad.
Canören
Gerçek dost olan.
Canöz
Kişinin özü.
Canözen
Gerçek dost olan kimse.
Canözlem
Gerçekten özlenen kimse.
Canperver
Gönül açan, iç açan, ruhu besleyen.
Canpolat
Canı, özü çelik gibi güçlü kimse.
Canrüba
Gönül kapan, gönül alan sevgili.
Cansal
Özünü bırak, terket anlamında kullanılan bir ad.
Cansay
Şirin, sevimli, cana yakın olarak kabul et anlamında kullanılan bir ad.
Cansel
Özü taşkın olan kimse.
Cansen
Sen cansın, sevilensin, sevimlisin anlamında kullanılan bir ad.
Canser
Canını, özünü ortaya koy anlamında kullanılan bir ad.
Canses
Samimi, içten ses.
Cansev
İnsanları sev anlamında kullanılan bir ad.
Canseven
İnsanı seven anlamında kullanılan bir ad.
Cansever
İnsanı seven anlamında kullanılan bir ad.
Cansın
Sevgi dolusun, sevilmeye değersin, dostsun, sevgilisin" anlamında kullanılan bir ad.
Cansoy
Tatlı ve içten olan kimse.
Cansu
Can suyu, yaşam veren su.
Cansun
Kendini göster anlamında kullanılan bir ad.
Cansunar
Canını feda eder anlamında kullanılan bir ad.
Cansunay
Canını feda eden kimse.
Cansuner
Canını feda eden kimse.
Cantaş
bk. Candaş
Cantekin
Samimi, içten hükümdar.
Canten
Ruh ve beden.
Cantez
Tez canlı, aceleci, hareketli kimse.
Cantürk
Türk'ün dostu, arkadaşı.
Canyurt
Gerçek yurt.
Ç
Çapan
1. Ceket. 2. Engelli, tehlikeli. 3. Düğün yemeği yapan aşçı. 4. Alkış, el çırpma.
Çapaner
1. Saldıran, atılan, hücum eden kimse.2. Koşan, hızlı hareket eden kimse.
Çapar
1. Sarışın, mavi gözlü, çilli, insan. 2. Kula renkli hayvan. 3. Çiçek bozuğu yüz. 4. Huysuz, ters adam. 5. Cesur.
Çapın
Saldırı, hücum.
Çapkan
1. Saldıran, atılan, hücum eden. 2. Koşan, hızlı hareket eden.
C
Caran
Güzel kokan bir tür çiçek.
Carim
Suçlu.
Ç
Çarlan
Güçlü akan su.
Çarman
Neşeli.
C
Carullah
1. Allah'a komşu olan. 2. Mekke'ye gidip orada oturan kimse.
Ç
Çav
1. Ün, şöhret, şan. 2. İz, eser. 3. Güneşin buluttan sıyrılmış durumu. 4. Yüksek ses.
Çavaş
1. Güneş. 2. Güneşli yer, güney.
Çavdar
Buğdaygillerden, birçok türü bulunan, yıllık, boylu bir bitki.
Çavdur
Ünlü, şöhretli.
C
Cavidan
Sonrasız, sürekli kalacak olan, sonsuz.
Cavit
Sonrasız, sürekli kalacak olan, sonsuz, ebedî.
Ç
Çavlan
Büyük çağlayan.
C
Cavlı
bk. Çavlı
Cavuldur
bk. Çavuldur
Ç
Çavuş
1. Orduda onbaşıdan sonra gelen, görevi manga komutanlığı olan erbaş. 2. Kılavuz.
Çaydam
Yatağa doldurulan veya yağmurluk yapılan ince keçe.
Çaydamar
Çay gibi akıp giden.
Çayhan
Adı çay olan hükümdar.
Çaykara
1. Çay kıyılarında çıkan kaynak, pınar. 2. Kumsal, nehir yatağı.
Çaylak
1. Irmağın geçit yeri, geçit. 2. Sözünde durmayan kimse. 3. Yırtıcılardan uzun kanatlı, çengel gagalı, küçük kuşları avlayan bir kuş.
Çaylan
1. Çay ve ırmağın geçit yeri. 2. Kumsal, kumlu yer. 3. Çakıllı yer.
C
Caymaz
Sözünü tutan, sözünden dönmeyen kimse.
Ç
Çaynak
1. Tırnak, pençe. 2. Eli kolu tutmayan, sakat.
C
Cazibe
1. Çekici, alımlı, sevimli. 2. Alım, alımlılık, çekicilik. 3. Yer çekimi, yıldızların birbirini çekmesi.
Cazim
Karar veren, kesen, kestirip atan.
Cazip
Çekici, ilgi uyandırıcı, albenili olan.
Cebbar
bk. Cabbar
Cebe
1. Zırh, zırhlı giysi. 2. Savaşla ilgili silah ve araçlar.
Cebealp
Zırh gibi sağlam ve dayanıklı yiğit.
Ceben
Oğuzların yirmi dört boyundan birinin adı.
Ç
Çeber
1. El işlerinde usta, dikkatli, becerikli kimse. 2. Açıkgöz, cesur.
C
Cebesoy
Soyu dayanıklı ve sağlam insanlara dayanan kimse.
Cebrail
1. İş yapabilen melek.2. Allah'a en yakın olan dört melekten, peygamberlere buyruk ve vahiy getirmekle görevli olanı.
Ç
Çeçen
1. Kafkasya'nın kuzeydoğusunda yaşayan bir halkın adı. 2. Akıllı. 3. Söz ustası, hatip. 4. Yakışıklı.
C
Cedide
1. Yeni, kullanılmamış. 2. Pek az zamandan beri bilenen veya mevcut olan.
Cefa
Eziyet, sıkıntı, çile.
Ç
Çekik
1. Tarla kuşu. 2. Çekilmiş olan.
Çekim
1. Güzel ve muntazam görünüş. 2. Güç, takat. 3. Çam yaprağı. 4. Çam kozalağı.
Çekin
1. Meşe ağaçlarında olan iri bir çeşit meyve. 2. Bağ çubuklarının açılmak üzere bulunan gözlerini bitten korumak için kullanılan ökse.
C
Celâdet
Kahramanlık, yiğitlik.
Celâl
Yücelik, ululuk, değer.
Celâlettin
Dinin ululuğu, yüceliği, büyüklüğü.
Celâli
Yüceliğe mensup.
Celâsun
1. Kahraman, cesur, atak delikanlı, yiğit. 2. Genç ve sağlıklı, gürbüz kimse.
Celâyir
Moğol ırkının büyük kollarından biri.
Ç
Çelebi
1. Görgülü, terbiyeli, olgun kimse. 2. Bektaşi ve Mevlevi pirlerinin en büyüklerine verilen san. 3. Kayınbirader.
Çelem
1. Yiğit. 2. Şalgam.
Çelen
1. Yakışıklı delikanlı. 2. Tepelerin kar tutmayan kuytu yeri. 3. Açıkgöz, becerikli, kurnaz. 4. Evlerin dışında bulunan saçak. 5. Akıllı.
Çelenk
1. Çiçek, dal ve yapraklarla yapılmış halka. 2. Uzun kuş tüyü. 3. Gümüş veya altın taç.
Çelik
1. Su verilip sertleştirilen demir. 2. Çok güçlü, kuvvetli. 3. Kısa kesilmiş dal.
Çelikbaş
Güçlü, kuvvetli kimse.
Çelikbilek
Güçlü, kuvvetli kimse.
Çelikel
Güçlü, kuvvetli kimse.
Çeliker
Güçlü, kuvvetli kimse.
Çelikhan
Güçlü, kuvvetli hükümdar.
Çelikiz
Güçlü, kuvvetli kimse.
Çelikkan
Güçlü soydan gelen kimse.
Çelikkanat
Güçlü, kuvvetli kimse.
Çelikkaya
Güçlü, kuvvetli kimse.
Çelikkol
Güçlü, kuvvetli kimse.
Çeliköz
Güçlü, kuvvetli kimse.
Çeliksu
Güçlü, kuvvetli kimse.
Çeliktan
Güçlü, kuvvetli kimse.
Çeliktaş
Güçlü, kuvvetli kimse.
Çelikten
Çelik gibi güçlü, sağlam, dayanıklı kimse.
Çeliktürk
Güçlü, kuvvetli Türk.
Çelikyay
Güçlü, kuvvetli kimse.
Çelikyürek
Cesur, soğukkanlı kimse.
C
Celil
Ulu, büyük, yüce.
Celilay
Ulu, yüce ay.
Celile
Ulu, büyük, yüce.
Ç
Çelim
1. Güç, kuvvet. 2. Tavır, çalım.
Çeltik
1. Kabuğu ayıklanmış pirinç. 2. Dokunaklı söz. 3. Çoban yamağı.
C
Cem
1. Hükümdar, şah. 2. İran mitolojisinde şarabı bulan. 3. Ar. Toparlanma, bir araya gelme.
Cemal
1. Yüz güzelliği, güzellik. 2. Güzel yüz.
Cemaleddin
bk. Cemalettin
Cemalettin
Dinin güzelliği.
Cemalullah
Allah'ın lütfu.
Cemi
Toplanmış, bütün, hep.
Cemil
1. Güzel. 2. Allah’ın sıfatlarından biri.
Cemile
1. Güzel. 2. Hoşa gitmek için yaranma.
Ceminur
Çok nurlu, aydınlık kimse.
Cemre
Şubat ayında birer hafta aralıklarla önce havada, sonra suda ve en son toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi.
Cemşah
Şah olan Cem.
Cemşir
Arslan gibi yürekli olan hükümdar.
Cemşit
1. Mitolojide, İran’ın efsanevi dördüncü şahı.2. Bu şah görünüşünde olan.
Cenan
Yürek, gönül.
Cenani
Yürekle, gönülle ilgili.
Cenap
Şeref, onur ve büyüklük.
Ç
Çender
bk. Çandar
C
Cengâver
1. Savaşçı, silâhşor. 2. Savaşı seven, savaşkan,dövüşken.
Cenger
bk. Cenker
Cengiz
1. Güçlü, yılmaz, gözü pek kimse. 2. Tarihte Büyük Moğol İmparatorluğu´nu kuran Türk hükümdarı.
Cengizhan
Güçlü hükümdar.
Cenk
Savaş.
Cenker
Savaş eri, savaşçı kimse.
Cennet
1. Dinî inanışına göre, iyilik yapanların, günahsızların, öldükten sonra sonsuz mutluluğa kavuşacakları yer, uçmak. 2. Çok güzel, ferah yer, bahçe.
Ç
Çepni
1. Dağ köylüsü. 2. Oğuzların Üçok koluna bağlı bir Türk Boyu.
Çerçi
Köylerde dolaşarak ufak tefek eşya satan gezgin satıcı.
C
Ceren
Ceylan.
Ç
Çeri
1. Asker, ordu. 2. Savaş.
C
Cerit
1. Verimsiz, çorak yer. 2. Bekâr. 3. Tarihte bir Türk oymağının adı.
Ç
Çerkez
Kafkasya'nın yerli boylarından birinin adı ve bu boydan olan kimse.
Çerme
1. Çay kıyılarında sulu ve yeşil yer. 2. Akarsuların topraktan çıkan sızıntısı. 3. Kaynak.
C
Cerullah
bk. Carullah
Cesim
İri, büyük.
Ç
Çeşminaz
Nazlı, baygın bakışlı göz.
C
Cesur
Yürekli, korkusuz, yiğit.
Ç
Çetik
1. Yünden örülmüş terlik, mes. 2. Çarık. 3. Çocuk ayakkabısı. 4. Çekirge. 5. Fidan.
Çetin
1. Sert, inatçı. 2. Sarp, engelli. 3. Çözümlenmesi güç. 4. Hayırsız.
Çetinalp
Sert, inatçı yiğit.
Çetinay
Sert, inatçı kimse.
Çetinel
Sert, inatçı kimse.
Çetiner
Sert, inatçı kimse.
Çetinkaya
Sert, inatçı kimse.
Çetinok
Sert, inatçı kimse.
Çetinöz
Sert, inatçı kimse.
Çetinsoy
Sert, inatçı bir soydan gelen kimse.
Çetinsu
Sert, inatçı kimse.
Çetintaş
Sert, inatçı kimse.
Çetintürk
Sert, inatçı Türk.
Çetinyiğit
Sert, inatçı kimse.
C
Cevahir
(ceva:hir)
Cevat
Cömert, eli açık.
Cevdet
1. İyilik, güzellik. 2. Olgunluk, büyüklük. 3. Kusursuzluk.
Cevher
1. Bir şeyin esası, öz, maya. 2. Güç, enerji. 3. Değerli süs taşı, mücevher.
Cevheri
Özle, yaradılışla ilgili.
Ç
Çevik
Kolaylık ve çabuklukla davranan, kıvrak, hareketli kimse.
Çevikcan
Kolaylık ve çabuklukla davranan, kıvrak, hareketli kimse.
Çevikel
Kolaylık ve çabuklukla davranan, kıvrak, hareketli kimse.
Çeviker
Kolaylık ve çabuklukla davranan, kıvrak, hareketli kimse.
Çeviköz
Kolaylık ve çabuklukla davranan, kıvrak, hareketli kimse.
C
Cevri
Eziyet, sıkıntıyla ilgili olan.
Ç
Çevrim
1. Sınır. 2. Girdap. 3. Sürekli ve düzenli değişme.
C
Cevriye
Eziyet, sıkıntıyla ilgili olan.
Cevval
Koşan, dolaşan, hareket eden, hareketli.
Cevza
İkizler burcu, gökyüzünün kuzey yarım küresinde görünen iki parlak yıldızlı burç.
Ceyda
Uzun boyunlu ve güzel kadın.
Ceydahan
Uzun boyunlu ve güzel kadın.
Ceyhan
Türkiye'nin Akdeniz bölgesinde, uzunluğu 576 km. olan bir nehir.
Ceyhun
Tevrat'a göre cennetin dört nehrinden biri.
Ç
Çeyiz
Gelin için hazırlanan her tür eşya.
C
Ceylân
Gözlerinin güzelliğiyle ünlü, ince bacaklı, hızlı koşan, zarif, memeli hayvan.
Cezayir
Adalar.
Cezlân
Mutlu.
Cezmi
Kesin karar veren, kararlı kimse.
Ç
Çiçek
Bir bitkinin, üreme organlarını taşıyan, çoğu güzel kokulu, renkli bölümü.
Çiftçi
Geçimini toprağını ekerek sağlayan kimse.
Çiğdem
Zambakgillerden, türlü renklerde çiçek açan, çok yıllık, yumrulu bir kır bitkisi.
Çiğil
1. Omuz, omuz başı. 2. Bir Türk boyu.
Çiğlez
Yakışıklı, ince, uzun boylu.
C
Cihan
1. Evren, âlem. 2. Dünya.
Cihanbanu
Dünyanın hanımefendisi.
Cihandar
Dünyaya egemen olan hükümdar.
Cihandide
Dünyayı gezip görmüş, deneyimli kimse.
Cihanefruz
Dünyayı parlatan, aydınlatan kimse.
Cihaner
Dünyanın yiğidi.
Cihanfer
Cihanı, dünyayı aydınlatan, dünyanın ışığı.
Cihangir
Dünyaya egemen olan, dünyayı zapt eden kimse.
Cihangül
Dünyanın gülü.
Cihani
Dünyalı, insan.
Cihanmert
Dünyanın en cömert insanı.
Cihannur
Dünyayı aydınlatan, nurlu, ışıklı.
Cihanşah
Dünyanın şahı, hükümdarı.
Cihat
Din uğrunda düşmanla savaşma.
Ç
Çilek
Gülgillerden, sapları sürüngen, pembe kırmızı renkte meyvesi olan bir bitki.
Çilen
1. Hafif yağan yağmur, çisenti. 2. Suyun derin olmayan yeri.
Çilenti
Çiy, jale.
Çiler
Şarkı söyleyen, şakıyan, öten bülbül.
Çilhan
Yüzü çil çil olan hükümdar.
Çilhanım
Yüzü çil çin olan kadın.
Çiltay
Üzerinde benekler bulunan tay.
C
Cilvekâr
Cilveli, cilve yapan.
Cilvenaz
Cilveli, nazlı.
Cilvesaz
Cilve yapan, cilveli.
Ç
Çimen
Kendiliğinden yetişmiş çim.
Çimnaz
Çok nazlı.
C
Cimşit
bk. Cemşit
Ç
Çin
1. Gerçek, gerçeklik, doğru. 2. Omuz. 3. Üzerinde çok meyve bulunan dal. 4. Soylu, öz, katıksız.
C
Cindoruk
En yüksek yer, zirve.
Ç
Çinel
Doğru, dürüst, namuslu kimse.
Çiner
Doğru, dürüst, namuslu kimse.
Çinerk
Doğru yolda kullanılan güç.
Çingiz
bk. Cengiz
Çinkılıç
Gerçek savaşçı.
Çintan
Sabah vakti.
Çintay
Soylu at.
Çinuçin
Üstün, galip, zafer kazanmış.
Çiray
Yüz, surat.
Çisen
1. Sisli ve kapalı havada ince ince yağan yağmur. 2. Çiy.
Çisil
İnce yağmur.
Çitlembik
1. Mercimekten biraz büyük, buruk lezzette meyvesi olan bir ağaç. 2. Ufak tefek, esmer ve sevimli.
C
Civan
Taze, genç delikanlı.
Civanbaht
Mutlu, şanslı kimse.
Civanmert
Cömert, eli açık kimse.
Civanşir
Genç aslan.
Ç
Çıda
Süngü, mızrak.
Çıdal
Sabır.
Çıdam
Sabır.
Çıdamlı
Sabırlı.
Çığ
1. Dağdan yuvarlanan ve yuvarlandıkça büyüyen kar kümesi. 2. Sürü, kafile. 3. Çok, sık, fazla.
Çığa
1. Horoz, cennet kuşu gibi kuşların kuyruğundaki tüylerden en gösterişlisi. 2. Yaramaz çocuk. 3. Karışık renkli bir tür kuş.
Çığal
bk. Çığa
Çığıl
1. Çakıl ve taş yığını. 2. Kalabalık. 3. İri saman.
Çığır
1. Çığın kar üzerinde açtığı yol. 2. İz. 3. Taşlı yol, patika. 4. Yenilikçi akım.
Çınak
1. Yırtıcı kuş pençesi. 2. Yağmurdan sonra açan hava.
Çınar
1. Uzun boylu, kalın dallı, uzun ömürlü bir ağaç. 2. Dayanak, destek, güç alınan kimse, güçlü kimse.
Çınay
Etrafa gerçekten ışık saçan kimse.
Çıngı
1. Kıvılcım. 2. Parça.
Çıray
1. Yüz çizgileri, yüz güzelliği. 2. Beniz, yüz. 3. İnsan resmi.
Çıtak
1. Dağlı, dağlarda yaşayan. 2. Köylü. 3. Yabancı, göçmen. 4. Kavgacı, inatçı, huysuz. 5. Açıkgöz, kurnaz. 6. İyi giyinmiş, yakışıklı delikanlı.
Çıtanak
1. Bir dalda birkaç meyvenin bulunması. 2. Küçük dal.
Çıvgın
1. Rüzgâr ve karla karışık yağan yağmur. 2. Ağacın verdiği yeni sürgün, filiz.
Çoban
Koyun, keçi, inek gibi hayvanları güdüp otlatan kimse.
Çobanyıldızı
Venüs gezegeni.
Çoğa
1. Çocuk. 2. Yavru.
Çoğahan
Küçük yaşta hükümdar olmuş kimse.
Çoğan
Kökü ve dalları sabun gibi köpüren bir bitki, çöven.
Çoğaş
Güneş.
Çoğay
bk. Çokay
Çokan
1. Dağın doruğu. 2. Zirveye ulaşan.
Çokar
Soylu.
Çokay
1. Köy zengini, çiftlik sahibi. 2. Eşkıya.
Çoker
Gerçekten yiğit olan kimse.
Çökermiş
Yaşlı, yaşlanmış, ihtiyar kimse.
Çokman
Topuz, gürz.
Çoku
bk. Çokan
Çolak
Eli veya kolu sakat kimse.
Çölbey
Çölde yaşayan bey.
Çolpan
Çoban yıldızı, Zühre, Venüs.
C
Cömert
1. Eli açık. 2. Verimli.
Ç
Çopar
Dikkatsiz.
Çopur
1. Yüzü, çiçek hastalığından kalma küçük yara izleri taşıyan kimse. 2. Bir tür geyik. 3. Benekli antilop.
Çopuralp
Yüzü, çiçek hastalığından kalma küçük yara izleri taşıyan yiğit.
Çora
1. Bir tür toprak. 2. Her türlü yemek.
Çorak
Verimsiz, bitek olmayan, kıraç toprak.
C
Coşan
Coşku duyan, heyecanlı kimse.
Coşar
Coşkulu, heyecanlı.
Coşku
1. Genellikle büyük bir istekle ortaya çıkan geçici hayranlık veya heyecan durumu. 2. Sevinç gösterileriyle beliren güçlü heyecan.
Coşkun
Coşan, coşkulu, heyecanlı kimse.
Coşkunay
Coşan, coşkulu, heyecanlı kimse.
Coşkuner
Coşan, coşkulu, heyecanlı kimse.
Coşkunsu
Coşan, coşkulu, heyecanlı kimse.
Ç
Çotuk
Ağaç kütüğü, asma kütüğü.
Çotur
1. Kısa boylu, sağlam, güçlü kimse. 2. Yassı, buruşuk. 3. Fundalık.
Çoturay
Kısa boylu, sağlam, güçlü kimse.
Çöyür
Fidan.
C
Cuci
1. Konuk. 2. Sevgili. 3. Cengiz Han'ın dört oğlundan en büyüğü ve Altınordu devletinin kurucusu.
Cudi
Cömert, eli açık.
Cudiye
Cömert, eli açık.
Ç
Çuğa
Cesur, kahraman.
C
Culduz
bk. Yıldız
Ç
Çulpan
bk. Çolpan
C
Cuma
1. Toplanma. 2. Perşembeden sonra gelen gün.
Cumali
Değerli, yüce bir biçimde bir araya getirilmiş olan.
Cumhur
Topluluk, kalabalık, halk.
Cumhuriyet
Halkın egemenliği kendi elinde tuttuğu devlet biçimi.
Cündi
1. Ata iyi binen, binici, süvari. 2. Asker.
Cündullah
Allah’ın askerleri.
Cüneyt
1. Küçük asker, askercik. 2. Beylikler döneminde Aydınoğulları soyunun en son temsilcisi olan beyin adı.
Cura
1. Dost, arkadaş, sevgili. 2. Güzel, ahenkli ses. 3. Ufak tefek, çelimsiz. 4. Küçük zurna. 5. Atmaca, doğan.
Ç
Çuvaş
1. Güneş. 2. Güneşli yer. 3. Açık hava. 4. Çadır. 5. Rusya'da yaşayan bir Türk kavminin adı. 6. Yoksul.