Erkek Bebek İsimleri Sözlüğü

Hepsi | A B C D E F G H I K L M N O P R S T U V Y Z
649 sonuç bulundu.
S
Saadettin
1. Dinin mutluluğu.2. Dini uğurlu, kutlu kılan.
Saba
(saba:)
Sabah
Gündüzün ilk saatleri, günün başlangıcı.
Sabahattin
Dinin güzelliği.
Ş
Şaban
Arabi ayların sekizincisi, ramazandan önce gelen ay.
S
Sabar
1. Döven, vuran. 2. Bir Türk boyu.
Sabbar
Çok sabırlı.
Sabih
Güzel, şirin.
Sabir
(sa:bir)
Sabit
1. Değişmeyen, kımıldamayan. 2. Kanıtlanmış, anlaşılmış.
Sabri
Sabırlı, sabreden.
Sabur
1. Çok sabırlı. 2. Tanrı adlarındandır.
Sabutay
bk. Subutay
Sacit
Secde eden, alnını yere koyan.
Ş
Şad
Mutlu, sevinçli.
S
Sada
(sada:)
Sadak
1. Ok koymaya yarayan meşin torba. 2. Sabah yeli.
Sadakat
Dostluk, içten bağlılık, doğruluk, vefalılık.
Ş
Şadan
(şa:dan)
Şader
Sevinçli kimse.
S
Sadettin
bk. Saadettin
Sadi
Mutlul, uğurlu.
Sadir
Sadır olan, ortaya çıkan.
Sadık
İçten bağlı, doğru, gerçek dost.
Ş
Şadıman
(şa:dıman)
S
Sadrettin
Dinin başı, önderi.
Sadri
Göğüsle ilgili, göğse ait.
Sadullah
Tanrının kutlu, talihli kıldığı kimse.
Sadun
Mübarek, kutlu, uğurlu.
Safa
(safa:)
Ş
Şafak
Güneş doğmadan az önce beliren aydınlık.
S
Safder
Saf yaran kimse.
Safer
Temiz yürekli, dürüst kimse.
Saffet
Saflık, temizlik, arılık.
Safi
Katıksız, saf, arı.
Safiyüddin
Dini temiz, dini pak olan kimse.
Safter
bk. Safder
Sağan
Hızlı uçan, uzun dar kanatlı küçük kuş.
Sağanak
Şiddetli ve kısa süreli yağmur.
Sağanalp
Herkese yararlı olan yiğit.
Sağbilge
Hekim, doktor.
Sağbudun
İyi, temiz, sıcakkanlı halk.
Sağcan
Sağlıklı kimse.
Sağdıç
1. Düğünde gelin veya güveye kılavuzluk eden kimse. 2. Dost, arkadaş.
Sağın
1. Serap. 2. Yanlışı, eksiği olmayan.
Sağınç
Emel, istek, amaç, düşünce.
Sağıt
Silah.
Sağlam
1. Sağlıklı. 2. Güvenilirlik. 3. Gerçek, inanılır.
Sağlamer
1. Sağlıklı kimse.2. Güvenilir kimse.
Sağlar
Sağ ve sağlıklı olanlar.
Sağlık
1. Hasta olmama durumu, esenlik. 2. Güvenilir, inanılır olma durumu.
Sağman
1. Sağlıklı kimse. 2. Eksiksiz, kusursuz, güvenilir kimse.
Sağun
Saygın, kutsal.
Ş
Şah
Hükümdar.
Şahabettin
Dinin yıldızı.
S
Sahabi
Hz. Muhammed'i görmüş, birlikte bulunmuş kimse.
Ş
Şahadet
bk. Şehadet
Şahadettin
bk. Şehadettin
Şahamet
(şaha:met)
Şahan
bk. Şahin
Şahap
1. Kıvılcım. 2. Akan yıldız. 3. Cesur, yürekli kimse.
Şahat
Güçlü, güzel cins at, atların şahı.
Şahbaz
1. Bir cins iri ve beyaz doğan. 2. Yiğit, cesur, kahraman kimse. 3. Atılgan, becerikli kimse.
Şahbey
Üstün nitelikli, saygın, yüce kimse.
Şahdar
Dallı, budaklı ağaç.
S
Sahil
(sa:hil)
Ş
Şahin
Oldukça büyük boylu, yırtıcı kuş.
Şahinalp
Şahin gibi güçlü, yiğit, cesur kimse.
Şahinbay
Şahin gibi güçlü, yiğit kimse.
Şahinbey
Şahin gibi güçlü, yiğit kimse.
Şahiner
Şahin gibi güçlü, yiğit kimse.
Şahinhan
Şahin gibi güçlü, yiğit hükümdar.
Şahinkan
Yiğit soydan gelen, güçlü, kahraman kimse.
Şahinter
Çok yiğit, kahraman, şahin gibi kimse.
S
Sahip
1. İye, sahip. 2. Koruyan gözeten. 3. Bir iş yapmış olan. 4. Herhangi bir niteliği olan.
Sahir
1. Geceleri uyumayan, uykusuz.2. Büyücü
Ş
Şahistan
Şah ülkesi.
Şahittin
Dinlerin şahı, dinlerin en iyisi.
Şahlan
Şaha kalk coş, kükre parla, ışılda" anlamlarında kullanılan bir ad.
Şahruh
Yüce ruhlu, görkemli, üstün kişilikli kimse.
Şahsüvar
İyi ata binen, yiğit kimse.
Şahvelet
Hükümdar çocuğu.
Şahzade
Şah oğlu, hükümdar çocuğu.
Şahzat
Saygıdeğer kimse.
Şaik
İstekli, hevesli kimse.
S
Saim
Oruç tutan, oruçlu.
Saip
1. Yanlışlık yapmayan, yanlışsız, doğru. 2. Amaca, hedefe uygun. 3. Amaca ulaşan.
Sair
Seyreden, hareket eden, yürüyen.
Sait
1. Kutlu, uğurlu. 2. İbadet etmiş, Tanrıya karşı görevini yapmış kimse.
Sak
Bilgili, akıllı, zeki, uyanık.
Saka
1. Evlere çeşmeden su taşıyan kimse. 2. Serçegillerden, başında ve boynunda kırmızı, sarı tüyler bulunan, güzel öttüğü için kafeste beslenen küçük bir kuş.
Ş
Şakar
1. Şen, neşeli, şakrak. 2. Yiğit, cesur.
S
Saki
1. Su veren, su dağıtan. 2. Kadehle içki sunan.
Sakin
1. Durgun, dingin. 2. Sessiz, kendi hâlinde.
Ş
Şakir
Şükreden, durumundan memnun olan kimse.
S
Sakın
İhtiyatlı, temkinli ol, kendini koru anlamında kullanılan bir ad.
Sakıp
1. Parlak, ışıklı. 2. Delen, delik açan.
Sakman
1. Uyanık, akıllı kimse. 2. Sessiz, sakin kimse.
Sal
1. Bir tür ilkel ırmak veya deniz taşıtı. 2. Boy. 3. Yel, rüzgâr. 4. Büyük sarp kaya. 5. Kıyı, kenar.
Sala
Sırayla ekimde, köyce ekime ayrılan yer.
Salâh
1. Düzelme, iyileşme, iyilik. 2. Barış. 3. Dine olan bağlılık.
Salâhattin
bk. Selâhattin
Salâhi
İyilikle, barışla ilgili.
Salan
1. Otlak, mera. 2. Dinlendirilen tarla, toprak.
Salâr
Başkumandan, başbuğ, önder.
Salcan
bk. Selcan
Saldam
Ciddilik, ağırbaşlılık.
Salgur
Saldıran, saldırgan.
Salih
1. Elverişli, iyi, uygun, yakışır. 2. Yetkisi, hakkı olan. 3. Dinin buyruklarına uygun harekette bulunan.
Salim
1. Sağ, salim, sağlıklı. 2. Eksiksiz, kusursuz. 3. Korkusuz, emin.
Salis
Üçüncü.
Salık
1. Haber, bilgi. 2. Tavsiye.
Salıkbey
Tavsiye edilen bey.
Salkın
1. Güneşsiz, serin. 2. Soğuk rüzgâr.
Salman
Başıboş, serbest, özgür.
Saltan
1. Tek, yalnız. 2. Temiz, saf. 3. Yalnız başına giden.
Saltı
Gezgin, yolculuk eden.
Saltık
1. Kendi başına var olan, bağımsız, koşulsuz, mutlak. 2. Salıverilmiş, bırakılmış, azat edilmiş, özgür.
Saltuk
bk. Saltık
Saltukalp
Özgür yiğit.
Salur
1. Kılıç. 2. Oğuzların Üçok boyuna bağlı bir Türk kabilesi.
Salurbay
Eli kılıç tutan bey.
Sâmân
1. Zenginlik. 2. Rahat, dinçlik. 3. Düzen.
Samet
1. Çok yüksek, ulu. 2. Kimseye ve hiçbir şeye muhtaç olmayan anlamında Tanrı adı.
Sami
Yüksek, yüce.
Samih
Cömert, eli açık.
Ş
Şamil
İçine alan, kapsayan.
S
Samim
Öz, asıl, iç, gönül.
Samimi
İçten, candan, gönülden.
Samin
Sekizinci.
Samir
Meyve veren, meyveli.
Samur
Değerli kürkü olan bir sansar türü.
Samuray
Samur ve ay.
Samurtay
Samur ve tay.
San
1. Dilek, istek, arzu. 2. Şöhret, ün. 3. Nişan, alamet, iz.
Sanaç
Dağarcık.
Sanak
1. Kısa zaman, az süre. 2. Fikirsiz, düşüncesiz.
Sanal
Adın duyulsun, ün kazan anlamında kullanılan bir ad.
Sanalp
Ünlü, meşhur yiğit.
Sanat
1. Bir duygunun, tasarının, güzelliğin anlatımında kullanılan yöntemlerin tümü veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık. 2. Ustalık, hüner, beceri. 3. Yetenek.
Sanay
Ay gibi güzel, ayı anımsatacak kadar güzel.
Sanbay
Ünlü, tanınmış, ün yapmış kimse.
Sanberk
Gücüyle, kuvvetiyle tanınan kimse.
Sancak
Alay bayrağı.
Sancaktar
Sancak taşıyan veya muhafaza eden kimse.
Sancar
1. Kısa kama. 2. Saplayan, batıran, yenen.
Sancarhan
Yenen, üstün gelen hükümdar.
Sanduç
Bülbül.
Saner
Ünlü, tanınmış kimse.
Sani
1. Yapan, işleyen, meydana getiren. 2. Yaradan. 3. İkinci.4. Tanrı adlarındandır.
Sanih
Zihin ve düşüncede oluşup çıkan, fikre doğan.
Sanlı
Ünlü, tanınmış kimse.
Ş
Şanlıbay
Tanınmış, ünlü kimse.
Şansal
İyi niteliklerinle ün kazan, şanın yayılsın anlamında kullanılan bir ad.
S
Sanşın
Erkek, yiğit.
Sanver
Ünlendir, meşhur et, tanıt anlamında kullanılan bir ad.
Sar
Sevindiren, sevinç veren.
Saraç
Koşum ve eyer takımları yapan, satan, işleyen veya süsleyen kimse.
Saral
Çevresini kuşat anlamında kullanılan bir söz.
Saran
1. Kuşatan, çeviren. 2. Hasis, cimri.
Ş
Şarbay
Kentli, şehirli kimse.
S
Sarbek
Sarışın bey.
Sargan
1. Çorak yerlerde biten bir ot. 2. Bir tür balık.
Sargın
1. Candan, içten, yürekten. 2. Çekici, cazibeli. 3. Kapalı, puslu hava. 4. İstekli, hevesli.
Sargınal
Yürekten, candan al anlamında kullanılan bir ad.
Sargut
İhsan, bağış, ödül.
Sarim
Keskin, kesici.
Sarıalp
Sarışın yiğit.
Sarıbay
Sarışın kimse.
Sarıca
1. Sarıyı andıran, sarıya yakın. 2. Yaban arısı.
Sarıcabay
Sarışın kimse.
Sarıçam
Bir çam çeşidi.
Sarıer
Sarışın kimse.
Sarıhan
Sarışın hükümdar.
Ş
Şarık
Parlak, parlayan.
S
Sarıkaya
Güçlü, kuvvetli sarışın kimse.
Sarıtaş
Güçlü, kuvvetli sarışın kimse.
Sarkan
Kovan.
Sarp
1. Çetin, sert, şiddetli. 2. Dik, çıkılması ve geçilmesi güç.
Sarper
Sert, güçlü erkek.
Sarphan
Güçlü, kuvvetli hükümdar.
Sarpkan
Sert, güçlü soydan gelen.
Sarpkın
Güçlü, kuvvetli kimse.
Sarpkoç
Güçlü, kuvvetli kimse.
Sart
Ticaretle uğraşan, tüccar.
Sartık
Azat olunmuş, salıverilmiş, özgür.
Saru
Sarışın.
Saruca
bk. Sarıca
Saruhan
bk. Sarıhan
Sarvan
Deve süren, deveci.
Satı
Uzun ömürlü olması için doğumundan önce ermişlere adanan çocuk.
Satıbey
Kendisini adamış bey.
Satılmış
Uzun ömürlü olması için doğumundan önce ermişlere adanan çocuk.
Ş
Şatır
Neşeli, şen.
S
Satuk
bk. Satılmış
Satukbuğra
bk. Satılmış
Satvet
Ezici kuvvet, zorluluk.
Sav
1. Söz, haber, dedikodu. 2. İleri sürülerek savunulan düşünce. 3. Sağlam. 4. Şöhret, ün.
Sava
1. Haber. 2. Müjde.
Savacı
1. Haberci. 2. Müjde getiren. 3. Peygamber.
Savak
1. Geçimsiz, aksi, ters kimse.2. Aptal, şaşkın. 3. Silah kabı. 4. Arklardaki küçük bentler.
Savaş
1. Silahlı çatışma. 2. Uğraşma, kavga, mücadele.
Savaşan
Savaşçı kimse.
Savaşer
Savaşçı kimse.
Savaşkan
İyi savaşan kimse.
Savat
Gümüş üstüne yapılan çizgiler, süsler.
Saver
Sağlam, zinde, güçlü erkek.
Savgat
Hediye, armağan, bahşiş, ihsan.
Savlet
Şiddetli saldırı, hücum.
Savni
Koruma, gözetme ile ilgili.
Savran
1. Deveci, devecibaşı. 2. Altın benzeri. 3. Merdiven.
Savtekin
Ünlü hükümdar.
Savtunç
Sözünde duran kimse.
Savtur
Sağlıklı kal, hoşça kal anlamında kullanılan bir ad.
Savun
1. "Karşı koy, kendini koru, müdafaa et" anlamında kullanılan bir ad. 2. Şölen, ziyafet.
Say
1. Düz, tabaka biçiminde, ince yassı taş. 2. İri, büyük kaya. 3. Arkadaş 4. Su kaynağı. 5. Elçi.
Saya
1. Kundura yüzü. 2. Ağıl, ahır.3. Anadolu’da çeşitli giysilerin ortak adı.
Sayan
Sayar, saygılı, hürmet eden.
Saybay
Sayılan, hürmet edilen bey.
Saydam
1. İçinden ışığın geçmesine ve arkasındaki şeylerin görülmesine engel olmayan nesne. 2. Parlak, ışıklı.
Ş
Şayeste
(şa:yeste)
S
Saygı
Değeri, üstünlüğü, yaşlılığı dolayısıyla bir kimseye karşı dikkatli özenli, ölçülü davranmaya neden olan sevgi duygusu.
Saygılı
Saygı duyan, saygı gösteren.
Saygın
Saygı gören, sayılan, hatırlı.
Saygun
bk. Saygın
Sayhan
Sayılan, değer verilen hükümdar.
Sayıl
Saygı gör, sözün dinlensin değerin artsın anlamında kullanılan bir ad.
Sayılbay
Değerli, saygın kimse.
Sayılgan
Sayılan, saygı duyulan kimse.
Sayım
Saygı gösteren, değer veren.
Sayın
1. Kendisine saygı gösterilen, seçkin, değerli. 2. Saygı belirtisi olarak konuşma ve yazışmalarda kişi adlarının önüne getirilen san.
Sayınberk
Saygıdeğer güçlü, kuvvetli kimse.
Sayınbey
Değerli, saygın bey.
Sayıner
Değerli, saygı duyulan kimse.
Saykal
Her zaman değer ver, saygı göster anlamında kullanılan bir ad.
Saykut
Uğurlu, kutlu, saygıdeğer kimse.
Saylam
Sayılan, seçkin kimse.
Saylan
Uçurum, yar.
Saylav
1. Seçim, seçme. 2. Seçilmiş. 3. Milletvekili.
Saylu
Değerli, saygıdeğer kimse.
Sayman
Hesap işleriyle uğraşan kimse.
Saymaner
bk. Sayman
Sayraç
Öten, cıvıldayan, şakıyan.
Sayrak
Öten, cıvıldayan, şakıyan.
Sayrı
Hasta.
Sayru
bk. Sayrı
Sayvan
1. Gölge yapan siper, şemsiye. 2. Üzüm kurutmak için yapılan çardak.
Sayyat
Avcı.
Sazak
1. Kuvvetli ve soğuk esen yel. 2. Soğuk yelle birlikte yağan hafif kar. 3. Bataklık, sazlık. 4. Küçük pınar, kaynak.
Ş
Şazi
bk. Şadi
S
Sebahattin
bk. Sabahattin
Ş
Şebap
Gençlik, tazelik.
S
Sebat
1. Yerinde durma, kımıldamama. 2. Sözünden, kararından vazgeçmeme.
Sebati
1. Sebatlık, sözünde, kararında durma. 2. Sebatlı, sözünde duran.
Sebih
Yüzme, yüzüş.
Sebil
1. Yol, büyük cadde. 2. Su dağıtılan yer. 3. Hayır için parasız dağıtılan su.
Sebük
1. Hafif, yeğni. 2. Çabuk, hızlı. 3. Ağırbaşlı olmayan. 4. Sevgili, aziz.
Sebükalp
Hızlı, atak yiğit.
Sebüktekin
Hızlı, atak hükümdar.
Ş
Şecaat
Yiğitlik, yüreklilik. kahramanlık.
S
Secahat
Yumuşak huyluluk.
Seçen
İyiyi kötüden, güzeli çirkinden ayıran kimse.
Seçim
Seçme işi.
Seçkin
Benzerleri arasında niteliklerinin yüksekliğiyle göze çarpan, üstün, seçilen.
Seçkiner
Üstün, seçilmiş, beğenilen kimse.
Seçme
Seçilmiş, üstün.
Seçmeer
Seçilmiş, üstün kişi.
Seçmen
Seçme işini yapan, seçen.
Seçmener
Seçen kimse.
Seda
(seda:)
Sedat
1. Doğruluk, hatasızlık. 2. Doğru ve haklı şey.
Sedit
Doğru, hak.
Sefa
(sefa:)
Ş
Şefaat
(şefa:at)
Şefaattin
Dinin, Allah ile kul arasındaki aracılığı, dinin şefaati.
S
Sefer
1. Yolculuk. 2. Savaş.
Seferî
1. Yolcu olan. 2. Savaş durumu.
Ş
Şefik
Şefkatli, acıması olan, esirgeyici.
Şefkat
Sevecenlik, acıma ve sevgi duygusu.
S
Seğmen
Bayram günlerinde, düğünlerde, törene yerli giysilerle, atlı ve silahlı olarak katılan yiğit.
Ş
Şeh
bk. Şah
S
Seha
(seha:)
Ş
Şehadet
1. Tanıklık, şahitlik. 2. Bir şeyin doğruluğuna inanma. 3. Yüce bir ülkü uğrunda ölme, şehitlik. 4. İşaret, iz.
Şehadettin
1. Dinin tanıklığı. 2. Dinin belirtisi, işareti.
Şehâlem
Evrenin hükümdarı.
Şehamet
1. Mutluluk.2. Basiret, geleceği görme.
S
Sehhar
Büyü gibi bir kuvvetle çeken, büyüleyici.
Sehi
1. Düz, doğru. 2. Fidan gibi boy.
Ş
Şehim
Akıllı ve kurnaz yiğit.
Şehinşah
Şahların şahı, en büyük hükümdar.
Şehlevent
Leventlerin şahı, boylu boslu, canlı, yakışıklı erkek.
Şehmuz
Hükümdar soyundan gelen.
S
Sehran
Geceleri uyanık duran.
Ş
Şehsüvar
bk. Şahsüvar
Şehzade
Hükümdar oğlu.
Şehzat
bk. Şahzat
Şekip
Sabırlı, dayanıklı, tahammüllü.
Şekûr
Çok şükreden.
S
Selâh
bk. Salâh
Selâhattin
Dinine bağlı kimse.
Selâhi
1. Barış, rahatlık. 2. Sonu iyi ve hayırlı çıkma. 3. Esenleme.
Selâm
1. Barış, rahatlık. 2. Sonu iyi ve hayırlı çıkma.
Selâmet
(selâ:met)
Selâmettin
Dinin kurtuluşu.
Selâmi
İyilik, barış ve rahatlıkla ilgili.
Selâmullah
Tanrı’nın selamı.
Selâtin
Sultanlar.
Selcen
1. Hareketli, coşkulu kimse. 2. İyi huylu ve maharetli.
Selçuk
Güzel konuşma yeteneği olan, uz dilli.
Selçuker
Güzel konuşan kimse.
Selçukkan
Güzel konuşanların soyundan gelen kimse..
Selek
1. Eli açık, cömert. 2. Düzensiz, savruk.
Selekman
Cömert, eli açık kimse.
Selekmen
bk. Selekman
Selen
1. Müjde.2. Varlık, bolluk.
Seler
Sel gibi coşkun, taşkın kimse.
Selgüç
Sel gibi güçlü kimse.
Selhan
Sel gibi coşkun, taşkın hükümdar.
Selim
Sağlam, kusursuz, doğru.
Selışık
Işık seli, aydınlık.
Selkan
Sel gibi coşkulu soydan gelen kimse.
Selman
Barış içinde bulunma, huzur, erinç.
Selmi
Barışla ilgili, barışçıl.
Selok
Sel gibi güçlü, ok gibi hızlı olan.
Selvi
bk. Servi
Selvihan
Selvi gibi uzun boylu olan hükümdar.
Semahat
Cömertlik, el açıklığı, iyilikseverlik.
Semai
bk. Semavi
Ş
Şemail
1. Huylar, davranışlar, alışkılar. 2. Bir kimsenin dış görünüşünün özellikleri.
S
Semavi
1. Gökle ilgili, göksel. 2. Tanrı'dan gelen, ilahî.
Ş
Şemdin
Dinin mumu, aydınlığı.
S
Semender
1. İran mitolojisine göre ateşten yaratılan ve ateşle yaşayan hayvan. 2. Uzun gövdeli dört bacaklı, kuyruklu kertenkeleye benzeyen bir hayvan.
Ş
Şemi
1. Mumla, ışıkla ilgili, ışıklı. 2. Mum yapan veya satan kimse.
S
Semih
Cömert, eli açık.
Ş
Şemim
Güzel kokan, güzel kokulu.
S
Semir
1. Arkadaş. 2. Nitelikli. 3. Yamaç, dağ silsilesi.
Semiray
Nitelikli insan.
Ş
Şems
Güneş.
Şemsettin
Dinin güneşi, dinin insanlara verdiği aydınlık.
Şemsi
Güneşle ilgili, güneşe özgü.
S
Semuh
Çok cömert, eli açık.
Ş
Şen
Neşeli, sevinçli.
S
Sena
(sena:)
Senai
1. Övgü ile ilgili. 2. Işık, şimşek parıltısı ile ilgili.
Ş
Şenal
Mutlu, sevinçli ol anlamında kullanılan bir ad.
Şenalp
Neşeli, canlı yiğit.
Şenaltan
Neşeli, sevinçli hükümdar.
Şenay
Canlı, neşeli kimse.
Şenbay
Sevinçli, mutlu, varlıklı kimse.
S
Sencan
Sen can kadar sevilensin anlamında kullanılan bir ad.
Sencer
1. Kale, istihkâm. 2. Büyük Selçuklu hükümdarı.
Ş
Şendoğan
Sevinçli, neşeli olarak dünyaya gelen.
Şendur
Neşeli kal, mutlu kal, mutluluğun kalıcı olsun anlamında kullanılan bir ad.
Şenel
Şen ve mutlu ol" anlamında kullanılan bir ad.
S
Sener
Sen ersin, yiğit ve güçlüsün anlamında kullanılan bir ad..
Ş
Şengeldi
Güler yüzle, sevinçle geldi anlamında kullanılan bir ad.
S
Senger
Siper, istihkâm.
Ş
Şengil
İyi yürekli, hoşsohbet kimse.
Şengül
Güler yüzlü, hoşsohbet kimse.
Şengün
Neşe ve mutluluk dolu gün.
S
Senî
Yüksek, yüce.
Senih
Süs, bezek.
Ş
Şeniz
Mutlu, sevinçli bir iz bırakan kimse.
Şenkal
Her zaman neşeli kal anlamında kullanılan bir ad.
Şenlen
Neşelen, mutlu ol anlamında kullanılan bir ad.
Şenlik
Sevinçli, coşkulu, mutlu olma durumu.
S
Senol
Her zaman değişmeden kal anlamında kullanılan bir ad.
Ş
Şensal
Neşeni, sevincini çevrene de yay, herkes şenlensin anlamında kullanılan bir ad.
Şensen
Neşeli ve mutlu bir insansın anlamında kullanılan bir ad.
Şensoy
Neşeli soydan gelen kimse.
Şentürk
Neşeli, canlı, mutlu Türk.
Şenyaşar
Yaşamı neşeli, mutlu geçen kimse.
Şenyurt
Neşeli, mutlu insanların yurdu.
S
Serad
1. Adı başta olan.2. Ünlü, meşhur.
Ş
Şerafet
1. Şerefli olma. 2. Soydanlık, asalet. 3. Hz. Muhammed´in soyundan gelme.
Şerafettin
Dinlerin en şereflisi, en büyüğü.
S
Seralp
Baş yiğit.
Serazat
1. Serbest, özgür. 2. Rahat, dertsiz.
Serbay
Önder, lider, başta gelen.
Serbülent
Başı yüksek, yüce.
Sercan
Sevgili, sevilen.
Sercihan
Cihanın başı.
Serdal
İleri gelen, önemli kişi.
Serdar
Askerin başı, kumandan, komutan.
Serdarhan
Komutan olan hükümdar.
Serdengeçti
Fedai, akıncı yiğit.
Serdinç
Başı dinç, sakin, rahat, huzurlu.
Ş
Şeref
Büyüklük, ululuk, üstünlük.
Şerefhan
Büyük, ulu, üstün hükümdar.
S
Seren
1. Seren, yayan, döşeyen.2. Yelkenli gemilerde üzerine dört köşe yelken açmak ve işaret kaldırmak için direğe yatay olarak bağlanan gönder.
Serener
Seren, yayan, döşeyen kimse.
Sergen
1. Raf. 2. Vitrin. 3. Tepelerdeki düzlük yerler. 4. Yorgun, perişan.
Sergin
bk. Sergen
Serhan
Baş kağan, baş hükümdar.
Serhas
Seçkin insanların önde geleni.
Serhat
Sınır, hudut.
Serhenk
1. Çavuş. 2. Türk müziğinde çok eski birleşik makam.
Serhun
Asil bir soydan gelen.
Ş
Şerif
1. Şerefli, kutsal. 2. Soylu, temiz. 3. Hz. Hasan’ın soyundan gelenlere verilen unvan.
S
Serim
1. Serme işi. 2. Sabırlı. 3. Genellikle öykülerde başlangıç bölümüne verilen ad.
Serimer
Sabırlı kimse.
Serin
1. Hafifçe soğuk. 2. Hoşgörülü, sabırlı.
Serkan
Asil bir soydan gelen kimse.
Serkut
Mutlu, talihli, kutlu insan.
Sermet
Sürekli ve sonsuz olma.
Serol
Önder ol, baş ol anlamında kullanılan bir ad.
Sertaç
Baş tacı, çok sevilen, sayılan kimse.
Sertap
İnatçı, direngen, asi.
Sertel
Katı, sert, acımasız kimse.
Serter
Katı, sert, acımasız kimse.
Sertuğ
Padişahların ve vezirlerin başlarına taktıkları başlıkların ön tarafında bulunan tüy veya püskül biçimindeki süs.
Server
Baş, başkan, reis, ulu.
Servet
Zenginlik, varlık.
Servi
1. Akdeniz bölgesinde çok yetişen, yapraklarını dökmeyen, ince, uzun bir ağaç.2. Uzun boylu.
Ş
Şeşen
Güzel konuşan, hatip.
S
Settar
1. Örten. 2. Ayıplan örten, bağışlayan anlamında Tanrı adı.
Sevan
Severek hatırla anlamında kullanılan bir ad.
Sevay
Güzel sev anlamında kullanılan bir ad.
Sevcan
Gönülden sev anlamında kullanılan bir ad.
Seven
Sevgi duyan, sevgi dolu kimse, tutkun, âşık.
Sevener
Sevgi duyan kimse.
Sever
Sevgi duyar, seven.
Sevgen
Seven, sevgi dolu olan.
Sevgideğer
Sevilen, değer verilen kimse.
Sevgün
Aydınlığı, ışık saçmayı sev anlamında kullanılan bir ad.
Sevgür
Çok seven.
Seviğ
Sevgide üstün tutulan kimse.
Sevik
1. Dost, arkadaş. 2. Unutkan, saf kimse.
Sevin
Sevinç duy, hep neşeli ve sevinçli ol anlamında kullanılan bir ad.
Sevinç
İstenilen şeye ulaşmaktan doğan büyük coşku, hoşnutluk duygusu.
Sevindik
Oğlan çocuğu doğduunda konulan bir ad.
Sevkal
Her zaman sev anlamında kullanılan bir ad.
Sevkan
Sevmeye doy anlamında kullanılan bir ad.
Ş
Şevket
Büyüklük, heybet.
Şevki
Şevkli, neşeli, istekli.
S
Sevük
Sevgili, sevilen.
Sevüktekin
Çok sevilen, tek tutulan kimse.
Seyda
İleri gelen, seçkin.
Seydi
Efendiye yaraşır nitelikte olan kimse.
Seyfali
Ulu kılıç.
Seyfettin
Dinin kılıcı, dinin askeri.
Seyfi
1. Kılıçla ilgili, askerliğe ait. 2. Kılıç biçiminde. 3. Asker zümresi.
Seyfullah
Allah'ın kılıcı, askeri.
Seyhan
Irmaklar.
Seyhun
Akarsu.
Seyit
1. Bir topluluğun ileri gelen kişisi. 2. Hz. Muhammed´in soyundan olan kimse.
Seyithan
İleri gelen hükümdar.
Seylân
Akma, akış.
Seymen
bk. Seğmen
Seyran
Gezme, bakıp seyretme.
Ş
Şeyyat
1. Kendini çok yoran, kendini helak eden. 2. Yüze gülücü, iki yüzlü.
S
Sezai
Uygun, yaraşır, münasip.
Sezal
Sezgili kimse.
Sezek
Duygulu, hassas, anlayışlı.
Sezen
Duyan, hisseden, anlayan, sezgili.
Sezer
Duygulu, hisli, anlayışlı.
Sezgen
Sezgili, hisseden, duyan.
Sezgi
Sezme, anlama yeteneği, seziş.
Sezgin
Sezme yeteneği olan, duygulu, anlayışlı.
Sezginay
Sezme yeteneği olan, duygulu, anlayışlı.
Sezginbaş
Sezme yeteneği olan, duygulu, anlayışlı.
Sezi
Sezme yeteneği, sezgi.
Sezim
Sezme yeteneği, sezgi.
Sezin
Sezme, duyma, anlama.
Seziş
Sezme işi, sezme yeteneği.
Sezmen
Sezen, anlayan kimse.
Ş
Şide
Parlak, ışıklı, güneş.
S
Simavi
Yüz, çehre, beniz ile ilgili.
Ş
Şimşad
1. Bir ağaç türü. 2. Uzun boylu.
Şimşek
1. Bir bulutun tabanı ile yer arasında, iki bulut arasında veya bir bulut içinde elektrik boşalırken oluşan kırık çizgi biçimindeki geçici ışık. 2. Canlı, hızlı, coşkulu, hareketli kimse.
Şimşeker
Çok hareketli, canlı, hızlı kimse.
Şimşekhan
Çok hareketli, canlı, hızlı hükümdar.
Şimşekkan
Hareketli, canlı soydan gelen.
S
Sina
1. Arap Yarımadasının Mısır ile birleştiği yerde bir üçgen oluşturan yarımada. 2. Bu yarımadada bulunan ve Hz. Musa´ya Tanrı sözlerinin burada geldiğine inanılan dağ.
Sinan
Mızrak, süngü.
Ş
Şinasi
Tanımaya, anlamaya özgü, tanımak, bilmekle ilgili.
Şinaver
Suda yüzen.
S
Singin
1. Sıkılgan, mahcup 2. Saklanacak yer. 3. Kolayca sindirilebilen.
Sipahi
Osmanlı İmparatorluğu´nda tımar sahibi bir sınıf atlı asker.
Ş
Şipal
Yiğit, kahraman.
S
Siper
1. Korunulacak, saklanılacak yer. 2. Kuytu yer. 3. Savaşta askerlerin girdiği, hedef olmadan ateş etmek için kazılan hendek.
Siraç
Işık, kandil, mum.
Siracettin
Dinin kandili, dinin verdiği aydınlık, ışık ışıklandıran, aydınlatan.
Sirer
Tok, doymuş kimse.
Siret
(si:ret)
Sirmen
Gözü ve gönlü doymuş kimse.
Ş
Şirvan
Aslan barınağı.
Şirzat
Aslan gibi güçlü, kişilikli kimse.
S
Siyavuş
Yağız atlı.
Siyret
bk. Siret
Sıba
1. Düz. 2. Kaygan. 3. Kaynak. 4. Parlak. 5. Parlatılmış.
Sıdal
1. Güç, kuvvet, dayanıklılık. 2. Olgunlaşmaya, erginleşmeye başlayan. 3. Öfkeli, sinirli.
Sıdam
Sade, yalın, düz, süssüz.
Sıdar
Dayanıklı, metin.
Sıddık
Hiç yalan söylemeyen, doğru konuşan, sözünün eri.
Sıdkı
İçi, yüreği temiz, doğru kimse.
Sığın
1. Bir tür geyik, karaca. 2. Kuş sürüsü. 3. Şehit düşülen yer. 4. Çok, bol. 5. Saldırı karşısında sinmiş kimse.
Sıla
Doğup büyüdüğü yere gidip ayrı kaldığı yakınlarına kavuşma.
Sılan
Rahat, huzurlu.
Sılgın
1. Kırık dökük. 2. Dağınık. 3. Sıkıntılı, kederli. 4. Çekingen, gözü korkmuş.
Sıngın
Ürkek, çekinen.
Ş
Şınık
Nazlı.
S
Sıral
Sır olarak al, sır olarak sakla anlamında kullanılan bir ad.
Sıralp
Sır saklayan yiğit.
Sırat
1. Yol. 2. Cehennemin üzerinde kurulmuş olduğuna inanılan dar ve geçilmesi güç köprü.
Sırrı
Sır saklamasını bilen kimse.
Sıtkı
bk. Sıdkı
Sıylı
Sevimli.
Sıylıhan
Sevimli, cana yakın hükümdar.
Söğüt
Sulak yerlerde yetişen bir ağaç.
Sökmen
1. Yiğitlere verilen san. 2. Selçuklulara bağlı Hasankeyf Artuklu Beyliği'nin kurucusunun adı.
Sökmener
Yiğit kimse.
Sökmensü
Yiğit asker, yiğit subay.
Sökmensüer
Yiğit asker.
Ş
Şölen
Bir olayı kutlamak veya eğlenmek amacıyla yapılan yemekli toplantı.
S
Som
1. İçi dolu olan, kaplama olmayan. 2. Katışıksız.
Somay
Ay gibi kusursuz, eksiksiz olan güzel.
Somel
Doğru, katışıksız, güçlü eli olan kimse.
Somer
Doğru, güçlü kimse.
Sonad
Son çocuğa konulan bir ad.
Sonalp
Sonuncu, son doğan yiğit.
Sonat
Bir veya iki çalgı için yazılmış, üç veya dört bölümden oluşan müzik yapıtı.
Sonay
Son çocuk.
Sonbay
Sonuncu, son doğan kimse.
Sondal
Son doğan çocuk.
Soner
Son doğan erkek çocuk.
Songun
1. Sonuncu, son olan. 2. Eğilim, yetenek.
Songur
1. Şahin. 2. Ağır, hantal.
Songurhan
Şahin gibi güçlü olan hükümdar.
Songurkan
Şahin gibi güçlü soydan gelen.
Sönmez
Parlaklığını, ışığını hiç yitirmez, her zaman canlı.
Sönmezalp
Parlaklığını, ışığını hiç yitirmez, her zaman canlı olan yiğit.
Sönmezay
Parlaklığını, ışığını hiç yitirmez, her zaman canlı olan kimse.
Sönmezer
Parlaklığını, ışığını hiç yitirmez, her zaman canlı olan kimse.
Sonsuz
Sonu olmayan, sürecek olan, ebedî.
Sonuç
1. Bir olayın oluşturduğu başka bir olay veya durum. 2. Öz, özet.
Soral
Sorup al anlamında kullanılan bir ad.
Sorguç
1. Kimi kuşların başlarında bulunan uzun tüylere verilen ad. 2. Tuğ. 3. Soru soran, sorgulayan.
Sorgun
1. Bir tür söğüt ağacı. 2. Sıkı, sert. 3. Çok uzun ve güzel saç.
Sorkun
1. Yüksek dağların sırt ve etekleri. 2. Dağlarda yetişen yabani söğüt.
Soyak
Soyu temiz, soylu.
Soyalp
Yiğit soydan gelen kimse.
Soydan
Soylu bir aileden gelen, soylu.
Soydaner
Soylu kimse.
Soydaş
Aynı soydan olan kimse.
Soydinç
Dinç ve güçlü soydan gelen kimse.
Soydinçer
Dinç bir soydan gelen kimse.
Soyer
Soylu kimse.
Soygüven
Tanınmış soydan gelen kimse.
Soyhan
Han soyundan gelen kimse.
Soykal
Her zaman soylu kal anlamında kullanılan bir ad..
Soykan
Asil, soylu kimse.
Soykök
Asil, soylu kimse.
Soykurt
Kurt gibi güçlü soydan gelen kimse.
Soykut
Uğurlu, kutlu soydan gelen kimse.
Soylu
İyi tanınmış, köklü bir aileden gelen kimse.
Soylubay
İyi tanınmış, köklü bir aileden gelen kimse.
Soylubey
İyi tanınmış, köklü bir aileden gelen bey.
Soyluer
İyi tanınmış, köklü bir aileden gelen kimse.
Soyöz
Özü soylu olan.
Soysal
Soyun genişlesin, yayılsın anlamında kullanılan bir ad.
Soysaldı
Soyu genişledi, tanındı anlamında kullanılan bir ad.
Soysaltürk
Soyu geniş olan Türk.
Soysan
Tanınmış soydan olan kimse.
Soyselçuk
Güzel konuşma yeteneği olan, uz dilli bir soydan gelen kimse.
Soytekin
Hükümdar soyundan gelen kimse.
Soyuer
Yiğit soydan gelen kimse.
Soyugür
Geniş, kalabalık soydan gelen kimse.
Soyupak
Soyu temiz, soylu kimse.
Soyurgal
İhsan, bağış, hediye, armağan.
Sözal
Söz iste, konuş anlamında kullanılan bir ad.
Sözen
Güzel konuşan, söylev veren, hatip.
Sözer
Sözünde duran kimse.
Sözmen
Güzel, etkili konuşan kimse.
Sözüsöz
Sözünde duran.
Su
Canlıların yaşamında önemli bir yeri olan, rengi, tadı, kokusu olmayan sıvı.
Sualp
Denizci yiğit.
Suat
Mutlu.
Suavi
Herkesin işine koşan, yardım eden.
Suay
Su gibi saf ve temiz kimse.
Ş
Şuayp
1. Cemaat, kabile. 2. Kızıldeniz’den çıkarılan taşlar. 3. Medyen halkına Tanrı tarafından gönderilmiş bir peygamber.
S
Sübaş
bk. Sübaşı
Subaşı
1. Bir şehirde suyu dağıtımına ve şehrin su işlerine bakan kimse. 2. Çiftlik kâhyası.
Subay
Silahlı kuvvetlerde asteğmenden orgeneral veya oramirale kadar rütbedeki asker.
Subegi
Askerin başı, komutan.
Subhi
bk. Suphi
Sübitay
bk. Subutay
Subutay
Tarihte Cengiz Hanın ünlü Moğol generalinin adı.
Suca
Uzun, düzgün boy.
Südaş
Silah arkadaşı.
Sudi
Yararlı, faydalı, kazançlı.
Süel
Eli güçlü olan kimse.
Süer
Yiğit, güçlü kimse.
Süerdem
Erdemli asker.
Süerden
Temiz, dürüst asker.
Süeren
Güçlü, kuvvetli yiğit.
Süergin
Olgun asker.
Süerkan
Soylu kandan gelen asker.
Süersan
Yiğitliğiyle ünlü asker.
Süha
Büyükayı yıldız kümesinden en küçük yıldız.
Suhan
bk. Sühan
Süheyl
Güney yarımküresinde yer alan parlak yıldız.
Suheyp
Arkadaş, dost.
Suka
Çarşı adamı, esnaf.
Sükan
Yiğit, güçlü bir soydan gelen kimse.
Sukat
Armağan.
Ş
Şükran
İyilik bilme, gönül borcu, minnettarlık.
Şükrettin
Dinin şükrü.
Şükrü
İyilik bilen.
S
Sukuşu
Su kıyılarında yaşayan bir tür kuş.
Sükûti
Susmayı seven, az konuşan kimse.
Sülemiş
Düşmana karşı asker gönderen, savaş yapan.
Süleyman
1. Huzur, sükûn.2. Kur’an-ı Kerim'de adı geçen peygamberlerden biri.
Sulhi
Barışa özgü, barışla ilgili, barış.
Sultan
1. Padişah, hükümdar. 2. Hükümdar ailesinden olan kadınlara verilen ad. 3. Sevilen, beğenilen, baş tacı edilen.
Sülü
Süleyman adının bozulmuş biçimi.
Sumer
bk. Sümer
Sümerkan
Sümer soyundan gelen kimse.
Sun
1. Yapma, yapış. 2. İş, yapıt. 3. Gün, etki. 4. T. Sunmak eyleminin emir biçimi.
Sunal
Sunma, sunuş ile ilgili.
Sunalp
Güçlü, etkili yiğit.
Sunar
Saygılı bir biçimde verir, takdim eder anlamında kullanılan bir ad.
Sunay
Ay gibi parlak olan, parıltı veren.
Sunel
El sun, ilgilen, yardım et anlamında kullanılan bir ad.
Suner
Sunan, sunucu.
Ş
Şungar
bk. Sungur
S
Sungu
Armağan, bağış, ihsan.
Sungun
Armağan, bağış, ihsan.
Sungur
1. Soğukkanlı, sakin kimse. 2. Akdoğan.
Sunguralp
Soğukkanlı ve doğan gibi güçlü yiğit.
Sungurbay
Doğan kuşu gibi güçlü kimse.
Sungurtekin
Soğukkanlı ve doğan gibi güçlü hükümdar.
Süngütay
Süngü takmış, savaşmaya hazır kimse.
Sünter
Kırmızı renkli, çavdara benzer bir tür sert buğday.
Sunullah
Tanrı'nın gücü, kudreti.
Süphan
Doğu Anadolu´da Van Gölü´nün kuzey kıyısındaki sönmüş volkanik dağ.
Suphi
Sabah vaktiyle, şafak ile ilgili.
Süreyya
(süreyya:)
Sürsoy
Soyun sürsün, genişlesin anlamında kullanılan bir ad.
Süruri
Sevinen, neşelenen.
Suudi
1. Kutsal yıldızlarla ilgili. 2. Yükselme ile ilgili.
Suut
1. Kutsal sayılan yıldızlar. 2. Yukarı çıkma, yükselme.
Süvari
1. Atlı. 2. Gemi kaptanı.
Süyek
Kemik.
Suyurgal
bk. Soyurgal
Suyurgamış
1. Lütufta, ihsanda bulunan, bağış yapan kimse. 2. Acıyan, merhamet eden.
Suyurgan
1. Bağışta, ihsanda bulunan. 2. Merhametli.
Süzen
Topluca yapılan av.
Suzi
Yanan, tutuşan.