Kız Bebek İsimleri Sözlüğü

Hepsi | A B C D E F G H I J K L M N O P R S T U V Y Z
360 sonuç bulundu.
S
Saadet
Mutluluk, bahtiyarlık.
Sabahat
Güzellik, yüz güzelliği.
Sabahnur
Sabah ışığı, sabah aydınlığı.
Sabiha
Güzel, şirin, hoş.
Sabire
Dayanan, sabreden.
Sabite
1. Değişmeyen, kımıldamayan. 2. Kanıtlanmış, anlaşılmış.
Sabiye
Küçük kız, kız çocuğu.
Sabıka
Parlak, ışıklı.
Sabır
Katlanma, dayanma,ses çıkarmadan bekleme, tahammül etme.
Sabrinnisa
Kadınların sabırlısı.
Sabriye
Sabırlı, dayanıklı.
Sacide
Secde eden, alnını yere koyan.
Saçı
1. Düğün armağanı. 2. Gelinin başına saçılan şeker, arpa, para gibi şeyler.
Sadberk
1. Yüz yapraklı, katmerli. 2. Katmerli bir gül türü.
Sadedil
Temiz yürekli.
Sadegül
Bir gül kadar sade, temiz ve güzel olan.
Sadhezar
1. Yüz bin. 2. Çok fazla.
Sadice
Karışık olmayan, düz, yalın, saf.
Sadiye
Mutlu, uğurlu.
Sadıka
İçten bağlı, doğru, gerçek dost.
Sadriye
1. Göğüsle ilgili, göğse ait. 2. Çocuğun anasıyla olan bağı.
Ş
Şaduman
bk. Şadıman
Şafaknur
Şafak aydınlığı.
S
Safinaz
Çok nazlı, çok naz eden.
Safinur
Çok nurlu, çok aydınlık, temiz kimse.
Safir
Mavi renkli, değerli bir korindon türü, gök yakut.
Safire
1. İnce, güzel ses. 2. Islık.
Safiye
Katkısız, duru, arı.
Safiyet
Saflık, temizlik, masumluk.
Safıgül
Gül gibi, katıksız, saf, duru, temiz.
Ş
Şahane
Hükümdarlara yakışacak kadar güzel, eksiksiz olan.
S
Sahavet
Cömertlik, el açıklığı.
Sahba
1. Al, kızıl. 2. Şarap, özellikle kırmızı şarap.
Ş
Şahbanu
Hükümdar eşi, şah hanımı.
Şahdane
İri inci tanesi.
Şahende
Mutlu, memnun.
Şaheser
1. Değerli, üstün nitelikli. 2. Kalıcı, değerli, üstün yapıt.
Şahhanım
Kadınların en güzeli.
S
Sahibe
1. İye, sahip. 2. Koruyan, gözeten. 3. Bir iş yapmış olan. 4. Herhangi bir niteliği olan.
Ş
Şahika
Dağ tepesi, dağ doruğu, zirve.
S
Sahire
1. Geceleri uyumayan, uykusuz. 2. Büyücü, büyüleyici güzel.
Ş
Şahıgül
Gül dalı.
Şahmelek
Melek gibi güzel olan.
Şahnaz
Çok nazlı.
Şahnisa
1. Hükümdar kadın.2. Hükümdar karısı.
Şahnur
Çok güzel, çok parlak.
S
Sahra
Kır, ova, çöl.
Ş
Şahsınur
Nurlu kişi, aydınlık kimse.
S
Sahure
Sahur vakti doğan kız çocuklarına verilen bir ad.
Ş
Şahvar
İri ve iyi cins inci.
Şahver
bk. Şahvar
S
Saibe
1. Yanlışlık yapmayan, yanlışsız, doğru. 2. Amaca, hedefe uygun. 3. Amaca ulaşan.
Saide
1. Mutlu, uğurlu. 2. İbadet etmiş, Allah’a karşı görevlerini yapmış kimse.
Saika
1. Sevk eden, götüren. 2. Neden, sebep. 3. Yıldırım.
Saime
Oruç tutan, oruçlu kadın.
Saire
Seyreden, hareket eden, yürüyen.
Ş
Şakayık
Bahçelerde yetiştirilen, pembe, kırmızı, alaca çiçekler açan, çok yıllık süs bitkisi.
S
Sakibe
1. Döken, dökücü. 2. Dökülen.
Sakine
1. Durgun, dingin. 2. Sessiz, kendi hâlinde.
Ş
Şakire
Şükreden, durumundan memnun olan kimse.
S
Saliha
1. Elverişli, iyi, uygun, yakışır. 2. Yetkisi ve hakkı olan. 3. Dinin buyruklarına uygun harekette bulunan.
Salime
1. Sağ, sağlam. 2. Eksiksiz, kusursuz. 3. Korkusuz, emin.
Salise
Üçüncü.
Salıkbike
Tavsiye edilen, beğenilen kadın.
Salınbike
Salınan, nazlanan kadın.
Salkım
1. Üzüm gibi birçoğu bir sap üzerinde bir arada bulunan yemiş. 2. Üzerinde kısa saplı dallar bulunan çiçek topluluğu. 3. Akasya.
Saltanat
Sultanlık, hükümdarlık.
Samahat
bk. Semahat
Samanursema:nur)
Samiha
Cömert, eli açık.
Ş
Şamile
İçine alan, kapsayan.
S
Samime
Öz, asıl, iç, gönül.
Samire
Meyveli, meyve veren.
Samiye
Yüksek, yüce.
Sanavber
bk. Sanevber
Sanem
1. Put 2. Güzel kadın.
Sanemnur
Put gibi güzel ve parlak kadın.
Sanevber
1. Çam fıstığı ağacı veya kozalağı. 2. Sevgilinin boyu posu.
Sania
1. Yapan, işleyen, meydana getiren. 2. Sanat eseri yaratan.
Saniha
Çok düşünmeden doğan iyi ve güzel düşünce veya bu düşünceleri doğuran zekâ.
Saniye
1. İkinci. 2. Dakikanın altmışta biri.
Sannur
Nurlu, ışıklı, güzel olmasıyla tanınan.
Ş
Şansel
Çok tanınmış, çok ünlü kimse.
Şanser
Şanını, yüceliğini göster anlamında kullanılan bir ad.
S
Sara
Halis, katkısız, temiz.
Sare
1. Sıçrayan, atlayan. 2. İhtiyaç. 3. Susuzluk. 4. Hz. İbrahim'in eşinin adı.
Ş
Şarika
Parlayan, parlak.
S
Sarıçiçek
Sarı renkli çiçek.
Sarıgül
Sarı renkli gül.
Sarıgüzel
Sarışın güzel.
Sarıkız
Sarışın kız.
Sarmaşık
Koyu yeşil renkli, değişik biçimli yaprakları olan tırmanıcı bir bitki.
Satıa
Yükselen, yükselip ortaya çıkan.
Satıgül
Kendisini adamış güzel.
Satıhanım
Kendisini adamış hanım.
Satu
bk. Satı
Savniye
Koruma, gözetme ile ilgili.
Sayar
Saygılı, hürmet eden.
Ş
Şayegân
Yakışır, yaraşır.
S
Saygül
Hatırı sayılan, değer verilen güzel.
Saynur
Parlak, güzel olarak kabul et anlamında kullanılan bir ad.
Sayran
Öten, cıvıldayan, şakıyan.
Ş
Şaziment
Kimseye benzemeyen, farklı, tek, eşsiz.
Şaziye
bk. Şadiye
S
Seba
Yedi sayısı.
Sebahat
bk. Sabahat
Sebile
Allah yolunda olan, hayırlı kadın.
Seblâ
Uzun kirpikli göz.
Ş
Şebnem
Havada buğu durumundayken akşamın ve gecenin serinliğiyle yerde veya bitkilerde toplanan küçük su damlaları, çiy.
Şebnur
Gecenin nuru, gecenin ışığı, aydınlığı.
S
Sebu
1. Testi. 2. Şarap kabı.
Seçgül
Seçkin, seçilmiş güzel.
Seçik
Seçilmiş, seçkin.
Seçil
Benzerlerin arasından seçil, beğenil, üstün ol, sevgi ve saygı gör anlamında kullanılan bir ad.
Seçilay
Seçilmiş, seçkin güzel.
Sedanur
Ses ve ışık, parıltı
Sedef
Midye ve istiridye gibi deniz hayvanlarının kabuğunda bulunan pırıltılı, beyaz, gök kuşağı renkli değerli madde.
Seden
Uyanık, tetikte, gözü açık olan.
Ş
Şefika
Şefkatli, acıması olan, esirgeyici.
S
Sehavet
bk. Sahavet
Ş
Şehbal
Kuş kanadının en uzun tüyü.
S
Seher
Sabahın gün doğmadan önceki zamanı, tan ağartısı.
Sehergül
Tan vakti açan gül.
Sehernaz
Seher vakti nazlanan kimse.
Sehhare
Çok güzel, büyüleyici kadın.
Ş
Şehime
Akıllı ve kurnaz.
Şehnaz
1. Çok nazlı. 2. Türk müziğinin eski mürekkep makamlarından biri.
Şehper
Kuş kanadının en uzun tüyü.
Şehrazat
Kendi kendine yaşayan, özgür.
Şehriban
Şehrin büyüğü, ileri geleni.
Şehrinaz
Türk müziğinin en eski makamlarından biri.
Şehriyâr
Padişah, hükümdar.
Şehriye
1. Şehirli, kentli. 2. Kibar, ince, nazik.
Şehvar
bk. Şahvar
Şeker
Şeker kamışı, şeker pancarı, patates, havuç, mısır, buğday vb. bitkilerin sap ve köklerinin öz suyundan veya nişastasından çıkarılan, birleşiminde karbon, oksijen ve hidrojen bulunan, beyaz, suda eriyen, mayalanabilen ve çoğu tatlı olan maddelerin genel a
Şekernaz
Çok nazlanan güzel.
Şekerpare
1. Çok tatlı bir kayısı türü. 2. Bir tür nakış. 3. Bir tür tatlı.
Şekibe
Sabırlı, dayanıklı, tahammüllü.
Şekime
Dayanma, dayanıklılık, karşı koyma.
S
Sekine
1. Sakin olma, dinlenme. 2. Gönül rahatlığı, huzur, erinç. 3. Din görevlerini yerine getirmekten doğan sevinç ve huzur.
Ş
Şekûre
Çok şükreden.
S
Sel
1. Sürekli yağmurlardan ve eriyen karlardan oluşan taşkın su. 2. Etki ve iz bırakan güçlü durum, davranış.
Ş
Şelâle
Büyük çağlayan.
S
Selay
Coşkulu, hareketli güzel.
Selcan
Coşkulu, taşkın yaradılışlı, hareketli olan kimse.
Selda
Bir söğüt cinsi.
Seldağ
Dağdan gelen sel gibi coşkulu, hareketli.
Selime
Sağlam, kusursuz, doğru.
Selin
1. Övün.2. Gür akan su. 3. Orta Asya’da yetişen, bodur, sürekli yeşil kalan bir bitki.
Selışıl
Işık seli, aydınlık.
Selışın
Işın seli, aydınlık.
Selma
1. Barış içinde bulunma, huzur, erinç. 2. Güzel, hoş kadın.
Selmin
Barış yanlısı, barış ve sevgi duygusuyla dolu.
Selnur
Işık seli.
Selva
1. Bıldırcın eti. 2. Tih Çölünde bulundukları sürece İsrailoğullarına Allah tarafından kudret helvasıyla birlikte, karınlarını duyurmaları için gönderildiğine inanılan kuş.
Selvet
Gönül rahatlığı.
Selvican
Selvi gibi uzun boylu olan güzel.
Selvinaz
Selvi gibi nazlı nazı salınan.
Sema
Gökyüzü.
Semagül
Göüyüzünün gülü.
Semanur
Gökyüzünün aydınlığı, ışığı.
Semen
Yasemin çiçeği.
Semiha
Cömert, eli açık.
Ş
Şemime
Güzel kokan, güzel kokulu.
S
Semin
Çok değerli.
Semine
bk. Semin
Ş
Şeminur
Mum ışığı, mum aydınlığı.
S
Semiramis
1. Mitolojide güvercinlerin hayatını kurtardığı kız çocuğunun adı. 2. Doğu mitolojisinde adı geçen, dünyanın yedi harikasından biri olan Babil’in Asma Bahçelerini kurduran Asur kraliçesi.
Semire
bk. Samire
Semiye
Aynı adı taşıyan, adları aynı olan, adaş.
Semra
Esmer.
Ş
Şemsifer
Güneşin aydınlığı, parlaklığı.
Şemsinisa
Kadınların güneşi.
Şemsiye
Güneşle ilgili, güneşe özgü, güneşlik.
S
Senal
Sen al anlamında kullanılan bir ad.
Senar
Âşık, seven kimse, yâr.
Senay
Sen aysın, ay gibi güzelsin anlamında kullanılan bir ad.
Ş
Şendağ
Çok neşeli ve sevinçli olan.
Şendeniz
Sevinç ve neşeye boğulan, çok neşeli.
Şendil
Güzel konuşan, tatlı dilli.
S
Senem
bk. Sanem
Ş
Şengönül
Gönlü şen, sevinçli, mutlu kimse.
S
Sengül
Sen gül gibi güzelsin" anlamında kullanılan bir ad.
Sengün
Sen gündüz gibi aydınlık, güneş kadar parlaksın anlamında kullanılan bir ad.
Seniha
Süs, bezek.
Seniye
Yüksek, yüce.
Sennur
Sen nur gibi güzel ve aydınlıksın anlamında kullanılan bir ad.
Ş
Şenöz
İçinde mutluluk ve sevinç bulunan.
Şensu
Mıtlu, sevinçli ve su kadar temiz, berrak kimse.
Şenyer
Mutlu, sevinçli, neşe dolu kimse.
Şenyıl
Mutlu ve neşeli bir biçimde geçen yıl.
Şenyüz
Mutlu, neşeli, sevinçli yüzü olan kimse.
S
Sera
Saray.
Seran
Işıklı, parlak.
Serap
1. Çölde uzaktan su gibi görünen ışık yanılması, ılgın. 2. Öteki dünya.
Seray
Ay gibi güzel olanların başı, önde geleni.
Ş
Şerbet
Tatlı içecek.
S
Serdil
Gönlü yüce olan kimse.
Ş
Şerefnaz
Büyük, ulu, üstün ve nazlı kimse.
Şerefnur
Büyük, ulu, üstün ve güzel kimse.
Şeremet
Çalışkan, becerikli, eli çabuk kimse.
S
Serengül
Seren, yayan, döşeyen güzel.
Serfiraz
Başını yukarı kaldıran, yükselten, benzerlerinden üstün olan.
Sergül
Güllerin, güzellerin en güzeli.
Sergün
Güzellerin önde geleni.
Ş
Şerife
1. Şerefli, kutsal. 2. Soylu, temiz.
S
Seringül
Hoşgörülü, sabırlı güzel.
Serma
Soğuk.
Sermelek
Melek kadar güzel ve iyi olanların önde geleni.
Ş
Şermende
Utangaç, çok utanan, mahcup.
S
Sermin
Güzel, kibar.
Sernaz
Çok nazlı .
Sernevaz
Baş okşayan, sevecen.
Sernur
Işık saçan güzellerin önde geleni.
Serpil
İyi geliş, büyü, güzelleş anlamında kullanılan bir ad.
Serpin
Yağmur.
Serra
Genişlik, kolaylık.
Servinaz
1. Dalları yana sarkan servi. 2. Uzun boylu sevgili.
Ş
Şetaret
Neşe, şenlik, sevinç.
S
Seval
Severek al anlamında kullanılan bir ad.
Sevda
1. Aşk, sevgi. 2. İstek, heves, arzu. 3. Aşırı sevgiden doğan bir tür hastalık.
Sevdakâr
Sevdalı, âşık.
Sevde
1. Siyahlık, esmerlik.2. Esmer güzeli.
Sevdiye
Türkçe "sevdi" sözüne yanlış olarak Arapça dişillik eki getirilerek elde edilen bir ad.
Sevenay
Seven güzel.
Sevencan
Gönülden seven kimse.
Sevengül
Sevgi duyan güzel.
Sevengün
Sevgi duyan aydın kimse.
Severcan
Yürekten seven kimse.
Sevgi
Bir şeye veya bir kimseye karşı duyulan sevme duygusu.
Sevgican
Gönülden gelen sevgi.
Sevgihan
Sevilen hükümdar.
Sevgili
Sevgi ve bağlılık duyulan, sevilen.
Sevgim
Sevdiğim, sevgilim, sevgi duyduğum anlamında kullanılan bir ad.
Sevginaz
Sevmekte nazlanan kimse.
Sevginur
Sevgisiyle ışık saçan kimse.
Sevgisun
Sevgi, dostluk göster anlamında kullanılan bir ad.
Sevgül
Güzel olanı sev anlamında kullanılan bir ad.
Sevi
Aşırı sevgi ve bağlılık duygusu, aşk.
Sevican
Gönülden gelen sevgi.
Sevil
Her zaman sevilen, beğenilen biri ol anlamında kullanılan bir ad.
Sevilay
Sevilen güzel.
Sevilcan
Yürekten sevil anlamında kullanılan bir ad.
Sevilen
Sevgi duyulan, beğenilen kimse.
Sevilsen
Sevil, beğenil anlamında kullanılan bir ad.
Sevim
1. Sevgi. 2. Bir kimsede bulunan ve o kimseyi başkalarına sevdiren özellik.
Sevimgül
Güzel sevgisi.
Sevinay
Güzeli sevin anlamında kullanılan bir ad.
Ş
Şevketfeza
Büyüklüğü artıran, heybet kazandıran.
Şevkidil
Gönül neşesi, gönül sevinci.
Şevkinaz
Nazlı ve neşeli.
Şevkinur
Son derece aydın ve parlak.
Şevkiye
Şevkli, neşeli, istekli.
S
Sevnaz
Nazlanarak sev anlamında kullanılan bir ad.
Sevnur
Aydınlığı, ışığı sev" anlamında kullanılan bir ad.
Sevsay
Sev ve saygı göster anlamında kullanılan bir ad.
Sevsen
Her zaman sev anlamında kullanılan bir ad.
Sevsevil
Her zaman sev ve sevil anamında kullanılan bir ad.
Sevtap
Tapılacak kadar sevilen kimse.
Ş
Şevval
Hicri takvime göre yılın onuncu ayı, ilk üç günü Ramazan Bayramıdır.
Şeydagül
Sevgisi dolayısıyla çılgına dönmüş güzel.
Şeydanur
Sevgisi nedeniyle çılgına dönmüş güzel.
S
Seyfiye
1. Kılıçla ilgili, askerliğe ait. 2. Kılıç biçiminde. 3. Asker zümresi.
Seylâp
Sel, sel suyu, taşkın.
Ş
Şeyma
1. Çok kıymetli,değerli.2. Vücudunda ben olan.
S
Seyyal
Akıcı, akan, akışkan.
Seyyare
1. Gezegen. 2. Kervan, kafile.
Seyyide
Saygın, muhterem kadın.
Seza
Uygun, yaraşır, bir şeye değer.
Sezan
Sezerek an, hatırla anlamında kullanılan bir ad.
Sezay
Güzeli sez, tanı anlamında kullanılan bir ad.
Sezel
bk. Sezal
Sibel
l. Buğday başağı. 2. Henüz yere düşmemiş yağmur damlası.
Sidre
1. Cennetteki son ağaç. 2. İnsanoğlunun bilim ve sanatta ulaşabileceği son nokta.
Ş
Şifa
İyi olma, kurtulma.
Şiir
1. Zengin sembollerle, ritimli sözlerle, seslerin uyumlu kullanımıyla ortaya çıkan edebî anlatım biçimi.2. Düş gücüne, hayale, imgeye, gönle seslenen, anı, duygu, coşku uyandıran, etkileyen şey.
S
Sili
1. Temiz, pak.2. İffetli, erdemli.
Sim
l. Gümüş. 2. Gümüş para. 3. Gümüş gibi parlak ve beyaz.
Sima
1. Yüz, çehre, beniz. 2. Kimse, insan, tip.
Simay
Gümmüş gibi parlak güzel.
Simayişems
Yüzü güneş gibi aydınlık olan.
Simber
Gümüş gibi beyaz göğüslü.
Simden
Gümüşten yapılmış gibi, güzel ve parlak.
Simge
İşaret, sembol.
Simhan
Gümüş gibi parlak olan.
Simin
Gümüşten, gümüş gibi, gümüşe benzeyen, parlak, ışıltılı.
Simruy
Gümüş yüzlü, gümüş gibi parlak, ışıltılı yüzü olan.
Simten
Teni gümüş gibi güzel, parlak olan.
Simüzer
Altın ve gümüş gibi parlak ve değerli olan.
Sincan
1. Gülgillerden, Doğu Anadolu Bölgesinde yetişen, kırmızı veya kan kırmızısı renkte çiçekleri olan çok yıllık kokulu bir bitki. 2. Uygur Özerk Bölgesinin Çince'deki adı.
Sine
1. Göğüs. 2. Gönül, yürek. 3. İç, derinlik.
Sinem
Gönlüm, yüreğim, çok sevdiğim anlamında kullanılan bir ad.
Sirap
1. Suya kanmış. 2. Taze, körpe.
Siren
Üst tarafı kız, alt tarafı balık olduğuna inanılan deniz kızı.
Ş
Şirin
Tatlı, sevimli, cana yakın.
Şirinbegim
Sevimli, cana yakın kadın.
Şirinbige
Sevimli, cana yakın kadın.
Şirinşah
Sevimli, cana yakın hükümdar.
S
Sitare
1. Yıldız. 2. Talih, baht, kader.
Sitti
Hanım, kadın.
Siva
Başka, gayrı, özge.
Ş
Şive
Naz, eda.
Şivekâr
Nazlı, edalı, işveli.
S
Sıddıka
1. Çok doğru, yalan söylemeyen. 2. Hz. Ayşe’nin lakabı. 3. Hz. Meryem’in lakabı.
Sıdıka
bk. Sıddıka
Sıdkıye
İçi, yüreği temiz, doğru kimse.
Ş
Şıray
bk. Çıray
S
Sırga
Küpe.
Sırma
1. Altın yaldızlı veya yaldızsız ince gümüş tel. 2. Sarı ve güzel saç.
Sırmahan
Sarı ve güzel saçlı güzel.
Sırriye
Sır saklamasını bilen kimse.
Sıtkıye
bk. Sıdkıye
Sıylıkız
Sevimli, hoş kız.
Ş
Şöhret
Ün, san.
S
Solmaz
Her zaman taze, körpe ve genç olan.
Somnur
Aydınlık, nurlu.
Sonbahar
Kıştan önceki mevsim, güz.
Sonel
Son doğan çocuk.
Songül
Son doğan kız çocuk.
Sonnur
Son doğan kız çocuk.
Sonol
Artık çocuk istenilmediği durumlarda konulan bir ad.
Sonsen
Artık çocuk istenilmediği durumlarda konulan bir ad.
Sontaç
Artık çocuk istenilmediği durumlarda konulan bir ad.
Sonten
Artık çocuk istenilmediği durumlarda konulan bir ad.
Sonver
Son olması istenen çocuklara verilen bir ad.
Subhiye
bk. Suphiye
Sudan
Su gibi güzel, berrak olan.
Sude
1. Sürülmüş.2. Boyanmış, sürmeli.
Sudiye
Yararlı, faydalı, kazançlı.
Süeda
Kutlu, uğurlu insanlar.
Sühandan
Güzel, iyi konuşan.
Süheylâ
Yumuşak huylu, sakin kadın.
Ş
Şükriye
İyilik bilen.
Şükûfe
l. Açmamış çiçek, tomurcuk. 2. Süslemede çiçek motiflerine dayanan bir tarzın adı.
S
Sükûn
1. Erinç, huzur, rahat. 2. Durgunluk, dinginlik.
Sükût
Sessizlik, sakinlik.
Sulbiye
Birinin soyundan gelme.
Ş
Şule
Alev, ateş alevi.
S
Sulhiye
Barışa özgü, barışla ilgili, barış.
Sülün
1. Sülüngillerden, kuyruğu çok uzun, eti yenilen bir kuş.2. Uzun boylu, endamlı.
Sülünay
Uzun boylu, endamlı güzel.
Sülünbike
Uzun boylu, endamlı kadın.
Sümbül
Zambakgillerden, soğanla üretilen, 15-20 cm yükseklikte, çiçekleri kuvvetli kokulu ve türlü renkli, çok yıllık bir süs bitkisi.
Sümbülveş
Sümbüle benzeyen, sümbül gibi güzel.
Sümeyra
bk. Sümeyre
Sümeyre
1. Meyve çağlası. 2. Kıvrılmış yaprak.
Sumru
Bir şeyin yüksek yeri, tepesi, üst tarafı.
Suna
1. Bir tür yaban ördeği, erkek ördek. 2. Boylu, güzel, yakışıklı.
Sünbüle
1. Başak. 2. Başak burcu. 3. Türk müziğinde bir makam.
Sündüs
Parlak renkli, çiçekli altın veya gümüş telle işlemeli, nakışlı dokunmuş ipek kumaş.
Sunu
1. Armağan, hediye. 2. Sunulan, takdim edilen şey. 3. Geline verilen armağan.
Suphiye
Sabah vaktiyle, şafak ile ilgili.
Sürmeli
1. Gözleri sürme çekilmiş gibi güzel olan kimse. 2. Bir tür buğday.
Süsen
Çiçekleri iri, güzel görünüşlü ve kokulu bir süs bitkisi.
Süslü
Süslenmiş, bezenmiş, süsleri olan, güzel.
Süveyda
Kalbin ortasında var olduğuna inanılan siyah benek.
Süveyde
bk. Süveyda
Suzan
1. Yakan, yakıcı. 2. Ateşli, coşkulu.
Suzidil
Gönül ateşi, gönül sıcaklığı.
Süzülay
Nazlan, süzül, nazlı nazlı salın anlamında kullanılan bir ad.