Tuğçe Badas’ın Doğum Hikayesi

Her Hikaye Gibi Özel ve Eşsiz: Bir Doğum Serüveni

22.04.2021 de kontrolüm vardı ve 40 haftalıktık. Tüm hamileliğim boyunca bana hiç sıkıntı vermeyen, beni hiç üzmeyen kızım artık sabırsızlandırıyordu beni. Bir heyecanla suyum geldi gelecek, kanamam olur doğumum başlar diye beklerken, kontrol günümüz geldi. Kızımın her şeyi olağandı ama gelmek istemiyordu. En başından beri normal doğum için çabalamış, dua etmiştim. Açılmam 1cm’di, sancılarım düzensiz ve hissettiğim hiçbir ağrı yoktu. Hala gelmeye niyeti yoktu. 40 haftayı doldurmuştuk oysa ki. Git gide de meraklanıyorduk. Muayenem sırasında doktorum kızımla konuşmaya başladı. “Gelmek ister misin? Hadi gel bugün ya da dur yarın mı geleceksin çocuk bayramında” dedi. Oturduk ve plan yaptık yarın doğumu suni sancıyla başlatabileceğini, ama gelmezse, sancılarım başlamazsa sezaryene almak zorunda kalırım diye belirtti. Ne heyecanla hastaneye yetişme, doğumun kendi kendine başlama hayalleri kurmuştum. Ama kızım pek oralı değilmiş.

Ertesi gün 10:00’da yatışımı yaptım. Sona doğru o kadar korkuyordum ki doğumdan ama o gün sanki bambaşka biriydim, ne korku ne endişe vardı. Panik atağım bile stabildi, etkisizdi. Gülümsedim, hastanenin yemyeşil bahçesinde son bir nefes aldım ve kızıma kavuşmak için içeri girdim. Odama yerleştim ve ekibimle tanıştım ebemiz Ayşe hanım, hemşiremiz, fotoğrafçımız İlgi hanım… Sanki senelerdir tanışıyorduk samimi ve güleçtiler. Suni sancıya başlamıştık ama bir şey hissetmiyordum, ardından doktorum Feyza hanımda katıldı aramıza. Muayeneler basladı, sohbet ediyor, gülüyor, yürüyor, egzersiz yapıyorduk. Zamanla hissetmeye başlamıştım ama normal geliyordu, hafif hafif artıyor, ekip üyelerim şakalar yapıyor beni olağanlığı hakkında bilgilendiriyorlardı. Epidural almam konusunda fikrimi soruyorlardı. Tabi ki istemiyordum. Acısıyla bu anı tamamen doğal sekilde sonlandırmak istiyorken, açılmam 6 cm’i bulmuş, sancılarım üst seviyelere ulaşmış, sancılarımı kontrol etmekte zorlanmaya başlamıştım. Yine reddetmiştim Epidurali ve bu dördüncüydü. Eşim kaşla göz arasında doktorumla görüşmüş, o da durumu anlamış ve Epidural hakkında konuşmaya gelmişti yanıma. Bana zarar verecek bir şeyi yapmayacağını, Epiduralın herkeste farklı etki yaratacağını, yaşımın gençliğinden ve aktif hareket ettiğimden, metabolizmamın hızlı olduğundan vücudumdan rahat atacağımı, zorluk çekmeyeceğimi bana güzelce anlattı. Artık dayanamıyordum ve suni sancıyı kapamalarını istedim. Oysa ki gelenler benim sancılarımmış, suni sancıları önceden kapamışlar. Sevinçle tebrik ettiler beni ve normal doğum için gücüm kalması adına Epidurali kabul ettim. Anestezi hocamız Fatih bey çok espriliydi. Uzun süre kendisini yabancı olmadığıma ikna etmek zorunda kaldım. Bebeğimi sorduğunda kız olduğunu öğrenince göbek adı Fatih olsun dedi. Biz gülerken gülmenin yasak olduğu tek yer burası demesiyle daha da güldük ve o korkulan işlem bitmişti. Artık rahattım, nefesimi kontrol edebiliyordum ve bebeğimi rahatlatıp doğum sürecini başlatabilmesine yardım edecek gücüm vardı.

Saat 17:12’de açılmam 10 cm ve 2. Epidural dozu aldım. Saat 17:26’da doğumhanedeydim. Hoş serin bir ortam vardı. Güler yüzlü, hoş espriler yapan ve durumumu sürekli bana bildiren bir ekiple beraber yanımda bu mucizeyi gerçekleştirdiğim canım eşimin desteğiyle, tam 17:39’da Lavinya’mız mavi mavi yüzümüze baktı. Bakmakla yetinmedi kucağıma koydukları gibi boynumu emmeye başladı. Tabi bir kahkaha koptu doğumhane de. Tabi dışarıda bekleyen ailemiz bu kadar kısa sürede nasıl oldu bir terslik mi var diye şaşırmış. Ardından kopan kahkahalarda onlarda gülmüşler.

Güle eğlene girdik, güle eğlene çıktık. Acı mı? Evet çektim. Korku mu? Panik atağı olan birine göre ziyadesiyle yaşadım. Ama o gün sanki bambaşka biriydim, sanki melekler yanımdaydı. Bir meleğin doğumu için güç verdiler.

Doğum süreci özeldir herkesin kendi hikayesi vardır. Biz kimseyi dinlemeden, doktorumuza, bebeğimize ve birbirimize güvenerek üstesinden geldik. Dışarıdakilerin olumsuz düşüncelerini asla duymadık. Aslında duyduk ama kızımızın istediği zamanda istediği sekilde geleceğine inancımızı tam kıldık. Ve diğer herkes flulaştı.

Belki ilk, belki son, belki tek, belki de zor yollarla başlattınız bebeğinizin yolculuğunu. Aylarca kendinizi her şeyden sankındınız. Bebeğinizin sağlıkla gelmesi için uğraştınız. Bu kutsal yolculuğu ve bunu sonlandırmak kadar özel bir anı başkalarının ne dediğiyle, başkalarının tecrübeleriyle ve başkalarının hayatı,bebeği ya da eşiyle kıyaslayarak öldürmeyin. Kendinize, bebeğinize güvenin ve bırakın kendi eşsiz ve özel serüveni başlasın.

Tuğçe Badas