Eşem Özcan’ın Doğum Hikayesi

Benim minik civcivim, güzel kızım Ezgi biraz aceleci davrandı. 37.haftayı yeni bitirmiştik. 30 Mayıs Pazar sabahı saat 9 buçukta uyandım ve bir ıslaklık hissettim. Yatağımdan bir kalktım pijamam diz kapağıma kadar su içindeydi. Bir korku, bir telaş oldu bende. Sakinlikle lavaboya gittim ve yavaş yavaş çok az miktarda kan gelmeye başladığını gördüm. Ama hiçbir sancı yoktu, 1 gram bile ağrı yoktu. Odaya geldim, eşimi uyandırdım. Tabi suyum geldi diye panikledi, sonra iyi olduğumu görünce sakinleşti. Doğum çantamızı alıp hastaneye gittik, doğumhaneye çıktım. Ebeler hemen kontrol ettiler, Nst bağlandı. Sancı yok, açılma 1 cm sadece ama suyum gelmeye devam ediyordu. Pazar olduğu için nöbetçi doktor gelecekti ve şansıma kendi doktorum nöbetçiydi. Suyum önce geldiği için doktorum “Başlamayan bir doğumu başlatmak zorundayız yoksa bebek içerde susuz kalacak” dedi.

Suni sancı vereceklerdi sadece 1 saat izin verdi bana. Eve geldik, o sırada ailemde geldi. Duş aldım, kahvaltı yaptık ve geri hastaneye gittik. Yatışım yapıldı, öğlen saat 3 gibi suni sancı verildi ve saatte bir arttırıldı. Yavaş yavaş gelmeye başladı sancı. Nst’de sürekli bebeğimin kalp atışları kontrol ediliyordu. Ebeler “Akşama doğurursun güzel gidiyor” dedi. Saat akşam 9 oldu sancılarım iyice arttı. Sürekli yürüdüm ve kayınvalidem yanımdaydı. Eşim ve görümcem kapıda bekliyordu. Kendi annem 1 Haziran’da gelecekti şehir dışından. Bebeğimi 19 Haziran’da bekliyorduk çünkü.

Saat gece 1 oldu, 31 Mayıs’a girdik. “İyice gittim, artık dayanacak gücüm kalmadı” dedim çünkü doğum masasında güçlü olmam gerekiyordu. Ebe geldi tekrar kontrol etti, “7 cm olmuş” dedi. “Bu saatten sonra sezaryene alamayız” dedi, zaten sezaryen taraftarı değildim. Bir sorun olmadığı sürece ama çok yorulmuştum. “1-2 saat daha bekle dayan” dediler. Saat gece 3 gibi “Hadi gel” dediler.
Doğum odasına girdim, her şey hazırlandı. “Sancı geldikçe ıkın” dediler. Orada da çok zorlandık. 1 saat doğum masasındaydım ve 31 Mayıs sabahı 4’te minik kızım dünyaya geldi.

Doğar doğmaz karnıma koydular, göbek bağını kestiler. Bebek hemşiresi hemen sardı “Kontrole götürüp getireceğim hemen” dedi. O sırada benim dikişlerim atıldı, odama geçtim. Kayınvalidem geldi bir baktım kızım yok. “Nerede?” dedim yoğun bakımına aldılar dedi. Çok zor olduğu için, suyum çok erken geldiği için hızlı nefes alıp veriyor demişler. “Tedbir amaçlı 1 gün kalsın” dediler. Zaten bende 1 gün hastanede kalacaktım.

13 saat sürmüştü doğumum. Ertesi gün bebeğimin biraz daha kalacağını söylediler, “Her gün belirli saatte sadece anne temas etmeden görebilir” dediler. Hastaneden taburcu olmadan girdim, gördüm. Minicikti kuzum. Eve gittim, elimde sürekli telefon vardı. Korku, endişe, merak… Eve onsuz gelmek…

Çok şükür ki, ertesi gün 2 Haziran’da sabah aradılar. “Sadece anne gelsin 1.basamak yoğun bakıma alındı yanında kalsın” dediler. Hemen gittik. O geceyi baş başa geçirdik kızımla. İlk defa tecrübem yok, hiç yanıma kimseyi kabul etmiyorlar, “nasıl bakacağım ben, nasıl giydireceğim, altını değiştireceğim, yapabilir miyim?” diye düşündüm, korktum. Hemşirelerin yardımıyla gayet güzel geçirdik o geceyi.
Akışına bıraktım o annelik içgüdüsü kendiliğinden oluyor zaten. Sanki uzun zamandır her zaman yaptığın şeyler gibi geliyor insana. 3 Haziran sabahı doktorumuz geldi ve “Taburcu olabilirsiniz” dedi. Hemen eşimi aradım şaşırdı ve heyecanlandı çünkü ne zaman çıkarız belli değildi. Babası ilk defa kucağına alacaktı, vakit geçirecekti. Kuzum doğar doğmaz yoğun bakımına aldıkları için babası 2 dakika geçerken görmüştü. Şimdi 3 aylık oldu meleğim, Elika bebekle devam ediyoruz büyümeye. Teşekkürler Elika.

Güzel kızım Ezgi

Eşem Özcan