Hülya Ural’ın Doğum Hikayesi

Eşimle evliliğimizin ikinci ayında çocuk isteyip istemediğimizi konuştuk ve karar verdik. 3. ay geçti, 4. ay geçti derken gitmediğimiz doktor yemediğimiz bitkisel şeyler kalmadı ve adetime 3 gün kala tekrar oturduk. Nasibimizde bir evlat sahibi olmak yok herhalde deyip her şeyden umudumuzu kestiğimiz 15. aydı. O ay adetim 1 gün gecikti, 2 gün gecikti, 3. gün eşime acaba test alsan mı diye sordum. O da “Yoktur zaten boşver, olursun düşünme” dedi. “Tamam” dedim. 4 gün geçti, 5 gün geçti, hala olmamıştım. “En iyisi gidip test alayım çünkü sen test yapınca stresin gidiyor ve adet oluyorsun” dedi. Testteki iki çizgiyi görünce koşarak yanına gittim. Birbirimize sarılıp ağladık derken, 9 ay boyunca mide bulantılı bir hamilelik geçirdim.

38+0 cuma günü kontrole gittim. Doktor bebeğin suyunun azaldığını ve pazartesi sezaryene alacağını söyledi. Yanımda kimse yok, bulunduğum ilde tek başımayım. Hemen annemi aradım ve doktorun söylediklerini söyledim. Annem için diğer cuma gününe bilet almıştık. Babam hemen otogara gitti, bilet bulamadı ellerindeki bileti iptal ettiler ve abimin aracıyla geleceklerini söylediler. Eve geldim hazırlığımı yaptım.

Cumartesi sabah saat 4’te sancılarım başladı. Yalancı sancıdır diye düşündüm, “Zaten pazartesi sezaryene gireceğim” dedim ama sancılar git gide şiddetlendi. Saat 8’e kadar çektim sancıları. Doktoru aradım “Hemen gel sezaryene alacağım” dedi ve eşimle tek başımıza çıkıp hastaneye gittik.

Nst falan filan derken spinal anestezi ile doğuma alındım. Doktorum işleme başlayınca “Hissediyor musun?” dedi ve tam uyuşmamıştım. “Sanki uyuşmadım bence” dedim. “Öyle olsaydı şu an çığlık atardın” dedi gülerek. O kadar stres vardı ki anlatamam. “Hazır mısın? Çıkarıyorum bebeği” demesi üzerine heyecanla “Evet” dedim. Birden ağlama sesi geldi kulağıma.

Allahım bu nasıl bir mucize, nasıl bir güzellik, nasıl farklı bir şey… “Bak işte annesi bebeğin” dedi. O an yanağı yanağımda miniğimin, o ağlıyor ben ağlıyorum. Hemşire “Annesi yıkayıp, getiriyorum hemen” dedi ve götürdü bebeğimi. Ben de kafamı cevirdim, direk bakıyordum. Doktorum “Oynatma kafanı miden bulanır.” dedi ama gözlerimi alamıyordum ki. Ultrason da hep ters duruyordu hiç yüzünü görememiştim, çok merak ediyordum. “Her şeyiyle gayet sağlıklı hiç bir sorun yok.” dediler ve tekrar getirip yanak yanağa bıraktılar. “Dikişlerin bitene kadar sonra çıkarıyoruz ikinizi de” dediler.

Çıktığımda eşim de dışarıda ağlıyordu. Allahım ne kadar farklı ne kadar güzeldi her şey. Beklenmedik anda hamile kaldım, beklenmedik anda kucağıma aldım. Şimdi 6. günümüzü yaşıyoruz. Göbek kordonumuz düştü bugün. Hala inanmakta zorlanıyorum. O uyuyor, ben izliyorum. Sabahlara kadar uyutmaması söz konusu değil, ben zaten onu izlemekten uyumuyorum. 6 günde kaç saat uyuduğumu bilmiyorum. Dikişlerim, yerimden kalkamamam umurunda değil. Rabbim isteyen herkese aratmadan nasip eylesin. İşte hikayem böyle umutsuzluk yaşamayın…

Hülya Ural