Hilal Güzel’in Doğum Hikayesi

Bu serüven o kadar kutsal ki; inişli çıkışlı, epey heyecanlı ve bir o kadar da duygulu…

İlk aylarımda yalnızca hafif bulantılar ve halsizlik yaşadım. Bol bol vitaminli şeyler tüketmeye ve yürüyüşe o zamandan başladım. 2.trimester çok rahattı. Meğer hamileliğin en rahat dönemiymiş.

Son aylara geldikçe karnım iyice büyümeye ve bu nedenle de nefes darlığı çekmeye başladım. Sürekli olarak kramplar yaşadım, bu nedenle de nefes egzersizleri yapıyordum. Sabah ve öğleden sonra yürüyüşler yaptım. Son güne kadar yemeğimi, temizliğimi kendim hallettim. Elimden geldiği kadar aktif olmaya ve bol bol su içmeye çalıştım.

35. haftada bebeğim ters pozisyondaydı ama son muayenemde dönmüştü çok şükür. Bu haftadan sonra hafif hafif sancı hissetmeye başlamıştım. Bir gün ise hafif kanlı bir akıntımın geldiğini gördüm, çok heyecanlandım, nişanım gelmişti. Hemen kendimi duşa attım, ılık suyun altında Squat hareketleri yaptım, belime su tuttum. Akşam olduğunda ise yemek, çay, sohbet derken sonra kardeşimle müzik açtık, bir güzel dans ettik. Bu sırada doğumu kolaylaştıracak hareketler yapmayı ihmal etmedim.

Gece, herkes uyuduktan sonra sancı şiddetli gelmeye başladı. Bekleyeyim diye düşündüm, kimseyi uyandırmadım çünkü saat 2 olmuştu bile. Bu arada, internetten doğum sırasında yapılacak ıkınma ve nefes egzersizleri izledim. Daha sonra birden ıslaklık, hissettim. İşte aylardır beklediğim an gelmişti. Kalktım ve suyumun geldiğini söylemek için ailemi uyandırdım.

Eşyalarımızı hazırlayıp, evden çıkana kadar sancılar çok şiddetlenmişti. Hastane yakın olduğu için 5 dakika içerisinde acilden giriş yapmıştık. Beni doğumhaneye alarak, ultrasondan baktılar. Nst’ye bağladır. Doğumhanede bulunan iki tane ebe vardı. Sonuçlarıma baktıktan sonra henüz doğumun başlamadığını, istersem yatışımı yapabileceklerini, istersem evde bekleyebileceğimi söylediler.

Hastanede kalmayı tercih etmiştik. Meryem ana otunu suya koymuştuk, bol bol yürüyordum. Zor da olsa sakin kalmaya çalıştım ve bol bol nefes egzersizleri uyguladım. Bir buçuk saat sonra kontrole girdiğimde açıklığımın 4 cm olduğunu söylediler. Artık zorlanmaya başlamıştım ama kendimi motive etmeye çalıştım. Ebe “Çok iyi gidiyorsun, sabaha karşı doğurursun” dedi. Bu beni daha da heyecanlandırmıştı. “Kalk, bir beş dakika daha yürü, sancı gelince çömelme hareketi yap” dedi. Bende aynısını uyguladım.

Daha sonra ebeler geldi ve gitmemiz gerektiğini söyledi. Ben ilk başta inanmadım, sancıdan kıvranmayı bekliyordum ama meğerse gözümde büyütmüşüm. “Sancıları çok iyi karşıladım, kızında iyi geldi.” dediler. Daha sonra beni çatala aldılar, sancı gelince derin nefes almamı, ıkınmamı söylediler. Son bir kez güçlü bir nefes aldım daha sonra ise ıkındım. Bu sırada başının çıktığını hissetmiştim. Ikınmamamı ve derin nefes almamı söylediler. O sırada ne olduğunu anlayamadan bebeğin kayıp gitti.

Göğsüme koyduklarında sıcacıktı. Dokundum, ağlaması çok güzeldi. İşte kavuştuk bebeğim diye düşündüm ve karşılıklı ağlamaya başladık. Kızımı yanımda temizleyip giydirdikleri sırada izlemeye devam ettim. O sırada da dikişlerim atılıyordu. Canım biraz acımıştı, toplamda 8 dikiş atıldı.

Kızımla beraber ailemle kavuştuğum an ise çok güzeldi. Herkes ağlıyordu ama çok mutluydu. Odamıza geçtikten sonra sütüm hemen gelmişti. Yenidoğan hemşiremiz geldi ve emzirmede bana yardımcı oldu. Bir gün sonra ise evimize geldik. Kızımla yeni hayatımıza alışıyoruz.

Hilal Güzel