Değişen Günlük Rutinlerimiz ve Alışkanlıklarımız

Her sabah uyandığınızda ilk iş ne yaparsınız? Hemen duşa mı girersiniz yoksa yatağınızı mı toplarsınız? İşe gidiyorsanız, ilk bilgisayarınızı açtığınızda maillerinize mi bakarsınız? Her gününüz birbirini tekrar mı ediyor? Yarın gece de yatmadan önce aynı şeyleri mi yapacaksınız?

Hayat devam ederken, her insan sevgi, kabul görme, güven duyma, aidiyet gibi temel duyguları yaşar ve yaşamak ister. Sevdiğiniz kişiler, alıştığınız ortamlar, davranışlarınız, günlük rutininiz, alışkanlıklarınız… Bunların hepsi size güvende olduğunuzu hissettirir. Hiçbirinin değişmesini istememek çok doğaldır. Alıştığınız günlük döngüyü ya da davranışları bırakmak istemeyebilirsiniz.

Alışkanlıklarımız, birbirini takip eden bir etkiyle kazandıklarımızdır. Yani aslında hayatta sonradan kazandığımız bir tutumdur. Zararlı olmadığı sürece bize kattığı bir olumsuz etki söz konusu değildir. Ancak bir bebeğe sahip olacağınız o mucize haberi aldığınız andan itibaren, bir bebek büyütürken hayatınızda değişen ya da değişmesi gereken bir takım alışkanlıklarınız olmuş olabilir. Örneğin; hamilelik döneminde kafein tüketimine daha hassas olunması gerekir. Ama kahve içmek, ya sizin için bir alışkanlıksa? Ya da bebeğiniz dünyaya geldiğinde uyku alışkanlıklarınız gündeme geldiğinde, bir değişikliğe gidebilirsiniz.

Charles Duhingg, alışkanlık haline gelen davranışlar üç aşamalı döngüden oluşur diyor. Önce beynimizi otomatik moda geçiren bir işaret belirir, sonra fiziksel-zihinsel-duygusal bir rutin oluşur ve son olarak hareketin tekrarlanması için beynimizde bir kazanım/ ödül oluşur. Peki, alışkanlıklarımızdan vaz geçerken neler yapabiliriz?

Vazgeçmek istediğiniz alışkanlığın 3.aşamasında ne kazandığınızı fark edin. O kazanımı başka nelerden sağlayabilirsiniz onu düşünün ve alıştığınız hareketin yerine onu koymaya çalışın. Alıştığınız hareketin yerini doldurmaya çalışın, yoksa zihniniz hareketin tekrarını bir süre sonra yeniden ortaya çıkarır. Söz konusu kötü alışkanlıklar olduğunda, unutmayın ki tercih sizin elinizde. Kötünün yerine iyiyi koymanız için akıl ve bilginin mantıkla çalışmasına izin verin. Alışkanlıklarınızdan vazgeçerken, sevdiklerinizi ve hoşlandıklarınızı ön plana çıkarın. Yapmayı sevdiğiniz davranışlar alışkanlıklarınızın yerini daha kolay alacaktır. Tabi ki değişim kolay olmayacak, öncelikle değişmeyi istemek ve çok uğraşmak gerekecek. Ama içinizde var olan değişim gücünü hissedin.

Vazgeçmekten, alışkanlıklarınızı değiştirmekten korkmayın. Bebeğinize ve içinizdeki güce inanın. Siz isterseniz, her şeyi başarabilirsiniz. Günlük rutinler ve alışkanlıklar değişebilir ve değiştiğinde kişiyi daha da mutlu hissettirebilir. Bu değişiklikten kaygılanmayın. Anın tadını çıkarmaya ve her gününüzü en özel gününüz gibi yaşamaya çalışın.

Psikolog Tuğçe Özmen